İsimsiz

İsimsiz
@yulee23
yarı zamanlı çizgi roman okuyucusu geveze
Allah seni ıslah etsin King
8/10
·375 syf.·
2025 29. kitabı
Bu kitabı bitirdiğimde içimde korkudan çok hüzün kaldı. Evet, ürpertici bölümler var; mezarlık, geri dönenler, karanlık atmosfer… Ama asıl dehşet, bir insanın sevdiğini kaybettikten sonra neler yapabileceğini görmekte. Stephen King yine akıl almaz hayal gücüyle “korku”yu sadece bir dekor olarak kullanıyor, asıl merkezde ise yas, çaresizlik ve kabullenememe var. Louis’e acımamak mümkün değil. Bir baba olarak oğlunu kaybettikten sonra yaşadığı çıkmaz, her satırda içime işledi. Onu anlamakla birlikte, yaptıklarının yanlış olduğunu bilmek beni çok zorladı. King öyle yazmış ki, okur olarak sürekli “sakın yapma!” diye içinizden geçiriyorsunuz ama yine de Louis’in kalbine yaklaşıyorsunuz. Çünkü yas öyle bir şey; akıl susuyor, kalp bağırıyor. Rachel ise hikâyenin sessiz kahramanıydı bence. İyi bir anneydi, sezgileri kuvvetliydi, mezarlığın uğursuzluğunu hissetmişti. Ama o da kırılgandı, bir annenin korkuları ve sevgisi arasında sıkışıp kaldı. Rachel’a da kıyamadım; onun inceliğiyle Louis’in çaresizliği arasında kalmak çok yıpratıcıydı. Ve Churchill… O zavallı kedi aslında her şeyin işaretiydi. O öldükten sonra keşke o ev terk edilseydi. Ama işte, Stephen King’in ustalığı tam da burada: “keşke” dedirtmekte. Okur olarak biliyorsunuz ki olacak olan belli, ama yine de umut ediyorsunuz. King’e de gerçekten “Allah akıl fikir versin” demekten kendimi alamadım. Bu kadar karanlık ama bir o kadar da gerçekçi bir hikâye kurgulamak kolay iş değil. Korkutmanın ötesinde, yasın ve kaybın ne kadar ağır bir duygu olduğunu yüzümüze çarpıyor. Bir kediyle başlayan yolculuğu koca bir aile trajedisine dönüştürüyor. Son sayfayı kapattığımda geriye şu kaldı: “Korku”dan çok “kayıp”la ilgili bir roman okudum. Stephen King, korkuyu baharat gibi serpti ama asıl yemeği yas, çaresizlik ve insan
1000Kitap
Hayvan MezarlığıStephen King · Altın Kitaplar · 201914,5bin okunma