Öykü Makar adlı bir çingenenin karşısındaki birine muhtemelen anlatıcı ya da yazara öğütler verip, sohbet havasındaki söyleşileriyle başlar. Makar konuşurken o orada, orda güzelliğiyle ünlü bir kızın –nonka, makarın kızı-- şarkı söylemesi duyulur. Makar kadınlar hakkında bir iki şey söyleyip daha önce bununla ilgili olarak görmüş olduğu bir olayı anlatır. Vakti zamanında çingeneler arasında Radda arasında güzelliğiyle ünlü bir kız varmış. Bu kız öyle güzelmiş ki Nonka onunla karşılaştırılamazmış. Ama bu kız oldukça sert karakterli bir kızmış. Öyle ki hiçbir erkek kendini ona beğendiremez, ona yanaşamaz, kendisiyle evlenmek isteyenleri beğenmediği için geri çevirir. Öyle ki bir gün Derebeyi bu kızı görür. Peşinden gelir ama kız ona hiç yüzmez. Onun ayağının altına altın keseleri atar, kız hiç oralı olmaz. Babasına kızıyla evlenmek istediğini söyler ama kız buna bir türlü razı olmaz. O obada bir de Loyko Zobar adında tuttuğunu koparan, kendisinden korkulan pek yiğit bir delikanlı varmış. Bu delikanlı Raddayı kafaya takmıştır. Onunla evlenmek istemektedir. Ancak tabiki de Radda onu da reddeder. Derken Loyko tek başına ne yapacağını bilmez halde otururken Radda gelir. Ve onunla bir anlaşma yapmak istediğini söyler. Eğer herkesin gözleri önünde ayaklarına kapanıp sağ elini de o şekilde öperse kendisiyle evleneceğine razı olacağını söyler. Loyko kabul eder. Ertesi gün herkesin içinde Radda beklerken Loyko onun önüne kapacağına bıçağı ona saplar ve Radda yere düşer, ölür. Ve ancak bu şekilde ayaklarına kapanacağını söyler. Bunu haber alan Raddanın babası Danilo gelir ve arkadan Loykoya bir bıçak darbesi vurur ve Loykoda ölür.
Yol ArkadaşımMaksim Gorki · Araf Yayıncılık · 20133,000 okunma
Karar vermek, bazıları varoluşun özüne kadar inen pek çok nedenle
güçtür. John Gardner'ın Grendel adlı romanında yarattığı bilge bir
adam, yaşamın gizleri üzerindeki düşüncelerini iki basit fakat korkunç
önermeyle özetler: --Her şey solup gider: her seçenek diğerlerini
safdışı bırakır.-- İlk önermeden, yani ölümden, zaten söz etmiştim.
İkincisi, yani seçeneklerin birbirlerini safdışı bırakması, karar vermenin
neden güç olduğunu anlamak için önemli bir anahtardır. Her karar
kaçınılmaz bir biçimde feragate yol açar: her evet için bir de hayır
olması gerekir, her karar öbür seçenekleri safdışı bırakır ya da
öldürür. (İngilizce karar vermek anlamına gelen decide kelimesinin kökü, hamicide (adam öldürme, katil) ve suicide (intihar) kelimelerinde olduğu gibi --öldürmek-- anlamına gelir