Özgürlüğü hep insanın canının istediğini yapmasını zannediyoruz, oysa özgürlük her şeyden evvel bir histir. Eylemden önce o his gelir. İnsana bir şey yaptıran yahut yaptırmayan şey o histir.
Belirsizlikten, umutların bir tükenip bir tazelenmesinden usanmıştım çünkü. Zaman bir diş ağrısına dönüşmüş, her geçen an sızlayarak hissettirmeye başlamıştı varlığını.
Ayrıca ben mesela, geçen yıl on beş tatilde, bütün toplumsal baskılara rağmen Karamazov Kardeşler'i okumuştur. Bizim Safalı Yılmaz Halk kütüphanesi'nde çokbilmiş memure vardı, "Onu bon beş tatilde bitiremezsin, Yüzyıllık Yalnızlık'ı oku," diye tutturmuştu. "Yüzyıllık Yalnızlık neymiş Allah aşkına," demek zorunda kalmıştım en sonunda. Asırlardır yalnızız biz!