sessiz fırtına

sessiz fırtına
@yureishico
Unutma, papatyaların her bir yaprağı sonsuza kadar seni sevdiğimi söyleyecek. 18
izmir
izmir
7 okur puanı
Temmuz 2023 tarihinde katıldı
Tam bir yıl bir aydır hayatım fazlasıyla yorucu bugün şöyle bir baktım da. 1 yıldır kendim için tek yaptığım şey kendime 1 saatte olsa vakit ayırmakmış. Ne istediğim şeyleri almışım, ne istediğim yerlere gitmişim, ne sessizliği dinleyip yalnız kalabilmişim, ne de yaşadığım duyguları ben olarak yaşayabilmişim. Tam 1 yıl 1 aydır başkaları için yaşayıp, başkalarına yardım ediyorum. İçim o kadar değişmiş ki , üzülmeyi de mutluluğu da unutmuşum. Önceki hayatımı düşündükçe şimdi ki hayatımın karabulutlarında kaybolmuşum. Sorumluluklar el birliğiyle yok etmiş, kendimi anne, eş , baba , temizlikçi , bulaşıkçı, aşçı, bakıcı yapmışım. Görevlerim bitmek bilmemiş ama kimse durupta otur dinlen dememiş gibi yaşamışım. Kimse nasıl hissettiğimi, ne istediğimi, niye sustuğumu sormamışta görünmez olmuşum gibi kaybolmuşum. Bu yolculuğum ne zaman biter ne zaman rahatlarım ya da ne zamana kadar bu tempom sürer bilmiyorum. Zamanın ilk defa bu kadar hızlı ve zorlu geçtiğini hatırlıyorum. Sanki bir fanusun içine atılmış karınca gibi olduğum yerde birşeyler yapmaya çalışıyorum. Gelenler, gidenler hep kalanlar bir ateş sarmalı oluşturup yakmışlar beni. Bense sürekli su üreten bulutmuşum yandıkça ıslatmışım kendimi.
Edebiyat
Reklam
belki bir sahil meyhanesinde.
Yanındaki kahvenin soğuduğunu fark etmeden dışarıyı izlemeye devam etti. Düşünceleri onu delik deşik etmişti ve bu sefer düşüncelerinde kalacağı kesindi. Battaniyesini üzerinden attı. Gözleri, dağınık odada bir şeyi bulmak istermişçesine baktı. Yaklaşık bir iki dakika sonra nihayet aradığı radyosunu buldu. Ellerini üzerinde gezdirirken büyük bir cızırdamayla irkildi. Arkada güzel bir şarkı çaldığı kesindi fakat net duyabilmesi için biraz daha kurcalamaya ihtiyacı vardı. İstediği tek şey düşüncelerine eşlik edecek ve ona fon müziği olabilecek minik bir uğultuydu. Dayanamayıp radyoya bir yumruk geçirip, ellerini masaya dayadı ve başını öne eğdi. Odada dev bir sessizlik oldu ve birden net bir şarkı çalmaya başladı. ‘’belki bir şarkının her sesinde, belki bir sahil meyhanesinde…’’ Sessizce ağlamaya başladı. Masanın yanına oturup, ellerini başının iki yanına koydu. Saatlerce aynı şarkıyı dinledi. İnsanlar bazen mükemmel bir sesi duymak için öncesinde, büyük bir cızırtıya tanıklık etmeliydi. Çok önemli bir hatırayı hatırlamak için, çok önemsiz bir radyoya dokunmalıydı belki. Çok büyük bir yaranın, çok özel bir anlamı olmalıydı. İnsan, değerlerinden değersizlikler inşa ettiğinde kendinden ve asıl kimliğinden vazgeçerek bunu yaptığının çok sonradan farkına varan bir canlıydı. Hayatının her anında nefes alan fakat nefes aldığını bile fark etmeyen bir nankörde olabilirdi. Gülme eyleminden kendini uzak tutan fakat her defasında gülmelere yenilen bir figürdü. Kaç yaşına gelirse gelsin adını ve yerini bilmediğimiz ama her insanda bulunan o ‘’yara’’ arşivinden bir vakayı çıkarır ve hep onunla savaşırdı. İnsan geçmişiyle yüzleşmeyi seven ve asla geleceği için hayal kurmayan bir denizdi. Ama haklıydı da. Bazen dilediğince ağlamak lazımdı ve kuru bir kumdan yüksek kaleler yapmayı da
İnsan ve Duygular
Benim güzel hatalarım var...
Hani bir hata ikinci kez yapılırsa bu sefer hata olmazdı. Ben yine yaptım. Yine inandım yine güvendim. Bu sefer tamam dedim ya tamam mutluyum iyiyim güzel güzel gidiyor. Ama olmadı aynı hatayı tekrar yaptım. İleride gelecekmiş bu sefer hiç bırakmayacak hiç üzmeyecekmiş. Ama ben şimdi istiyorum ileride değil ki. Hatalıydım onunla tekrar konuşarak hata yaptım ona yaralarımı açarak hata yaptım. Ama ben yine onu istiyorum canımın acımasına ağlamama rağmen kalbim onu istiyor. Ne yapmalıyım yaptığım şey hata değilse ne bilmiyorum, ikisinide bilmiyorum.
Edebiyat
Onsuz geçen her vaktime sinirleniyordum. Gidemediğim onunda gelemediği saatlere hep öfke doluydum. Sesini duyduğum an bu öfke kaybolup giderdi. Bana bakışlarını gördüğüm an ruhum uçuyormuş gibi hissederdim. Onu dinlemeyi ve izlemeyi çok seviyordum. Bazen çok umursamadığım şeyler anlatsa da onları anlatırken ki mimiklerinde kendimi kaybettiğim için uzun uzun susardım. Açıkcası sesini tek başına duymaktan çok her zaman ona bakarken onu dinlemeyi daha çok sevmişimdir. Onu izlerken zaman veya dünya durmasa da benim için herşey dururdu.
Aşk
Rüzgar taşır. Hatırlamayı ve bulmayı bir esen rüzgarda fark eder insan. Kayboluşlar ve unutuluşlar aydınlanır. Can alıcı bir hatıra kendini ele verir.