"Her şeyi kafamıza takarız. Her şeye, herkese aldırırız, insanların hakkımızda söylediklerine, o tatlı kızın/ oğlanın bizi arayıp aramamasına, çoraplarımızın aynı olup olmamasına, doğum günü balonlarımızın rengine.
Yaşlandıkça deneyim kazanırız (ve zamanın nasıl geçtiğini görürüz) ve bu gibi şeylerin hayatımızda pek de kalıcı etkileri olmadığını kavrarız. Eskiden düşüncelerini o kadar önemse- diğimiz insanlar artık yaşamımızda değillerdir. Zamanında çok canımızı yakan reddedilmeler aslında hayrımıza olmuş- tur. İnsanların yüzeysel ayrıntılarımıza ne kadar az dikkat ettiklerini görür ve onları kafaya takmamayı seçeriz."