Düşüncelerim de boğuluyorum bazen kendimi çok gece infaz ediyorum, aklımda. Ruhum, o yüküyle kalkıp geliyor ayaklarımın altından kayan sandalyeyi tutmak için. Aklımdaki konuşan güruh benden vazgeçmiş olsa bile, ruhumdakilerin hatırında yaşatılması gerekenler var, sanırım.
Bunlar affedebildiklerimizdi. Peki ya affedemediklerimiz? Sevgi mutlak onarmaz mıydı kendini? Onarırdı ya onarırdı tabi ki, kuşkusuz eğer sevgiyi var eden ruh incitilmeseydi. Bir insana zarar verebilirsiniz bunu bilinçli veya bilinçsizce gerçekten yapabilirsiniz. Hayatın akışı böyle herkes için mutluluk mümkün değil. Birimizin mutluluğu bir diğerimizin mutsuzluğuna neden olabiliyorken çok da şaşırmamak lazım bu duruma. Velhasıl çaresi olmayan tek şey ölüm derler, ruhun incitilmesi de ölümün bir başka renk tonudur aslında.
‘’Ruhlarımız, yarı baygın.’’ Emeği geçenleri artık istesek de, affedemeyeceğiz.
Çıkarsız hiçbi' yolun peşinde koşmamışlar
Çaresiz bi' derde karşı hayaller kurmamışlar
Omurgasız düzende bi' kere dik durmamışlar
Bu yüzden anlamaz, bu yüzden asla