“bu gökkuşağı, yıldızların ince parlaklığına sahip değil.
öylesine hafif, öylesine uzak olsaydı, böyle acı çekmezdim ve zamanla sizi unutabilirdim. göğsümdeki gökkuşağı bir alev köprüsü. öylesine güçlü ki içim yanıyor.”
“pek düşünmeden yaşadığım bütün anlar aniden çok önemli gelmeye başladı.
…elimde kalan zamanla en sevdiğim şarkıyı daha kaç defa dinleyebilecektim?
güzel bir kahvenin, iyi bir yemeğin tadına kaç defa bakacaktım?
kaç defa ‘günaydın’ diyecek, hapşıracak ya da gülecektim?”