sude

sude
@yuwoo
Reklam
Akan ırmağın suları dinmek bilmez, Yine de aynı su bir daha akmaz.
Alıntı
Çünkü, savaşlar gitgide insanların nasıl öldüğünü görmeden de onları öldürebileceğiniz teknolojiyi geliştirerek "evrim" geçirmekte. Füzeler buna en iyi örnektir. Füze fırlatan hiç kimse gidip de ne hasar verdiğine bakmakla uğraşmıyor bugün. Kendi bastığı düğmenin nelere yol açtığını görmese de oluyor. Cesetleri görmesine gerek yok. Atom bombası da bunun tipik örneğidir. Bombayı attıktan bir gün sonra bombaladığı yeri gösterip, "Sen yaptın bunu." desek, normalde hiçbir pilot bir daha öyle bomba atmak istemeyecektir. Gözlerinin önünde onbinlerce, yüzbinlerce kurban yatıyor olacaktır çünkü. Bu sonucu görmek istemedikleri için durmadan uzak mesafeden çalışan silahlar üretiyorlar. Başka deyişle, durmadan bedenlerden uzaklaşıyorlar. Silahların gelişmesi işte bu yönde oluyor. Birbirimizi bıçakla kılıçla öldürdüğümüz zamanlarda, doğrudan çalışan caydırıcı bir güç vardı. Gözünün önündeki düşmana bıçağı saplayınca, bunu elinde hissedersin, kendi üstüne kan sıçrar, düşman gözünün önünde devrilir, ölür. Sapkın insanlar dışında bundan hoşlanacak kimse yoktur. Bu yüzden silahları olabildiğince bedenlerden uzağa götürmek istiyorlar. Bu isteği gitgide gerçekleştirdikleri için de sonuç olarak, silahlarla gelen hasarın boyutları durmadan artarak büyümekte.
Alıntı
Ancak insan ve bilgiyi, bu ikisinin temel özelliklerini karşılaştırırsak, hangisinin kalıcı hangisinin geçici olduğu hemen anlaşılacaktır. Bu nedenle gençlere herkesten farklı ol falan dememeli, başkalarının neler hissettiğini anlayan bir insan ol demeliyiz. Onlarla uğraşmasak da her biri apayrı kişilikteler zaten, bunu anlamak önemlidir. Herkesle aynı olacaklar, kişilikleri olmayacak falan diye korkmayalım.
Alıntı