Mucize gerçekçide hiçbir kaygı uyandırmaz. Gerçekçide ima uyandıran mucize değildir. Gerçekçi, zındıklık yolunu tutmuşsa, bir mucize görse bile kendinde buna inanmamasını sağlayacak güç ve yeteneği bulur. Mucize yadsınamaz durumda bile olsa boyun eğmez; duygularına sırt çevirir. Kabule yanaştığında ise bunu mucize saymaz, şimdiye kadar bilmediği bir olay olarak görür. Gerçekçinin imanı mucizeden doğmaz; iman, mucizeleri doğurur.
Tanrı’nın geleceği insanın gözlerinin önüne sermeye tenezzül ettiği güne kadar tüm insani bilgeliğin şu iki sözcükle ifade edileceğini asla unutmayın: beklemek ve umut etmek!
“Ne yazık!” Dedi Monte Cristo. “Her insanın, yanında ağlayan ve inleyen bir bahtsızdan daha bahtsız olduğuna inanması zavallı insanlığımızın kibirlerinden biri.”
“Ne yazık!” Dedi Monte Cristo. “Her insanın, yanında ağlayan ve inleyen bir bahtsızdan daha bahtsız olduğuna inanması zavallı insanlığımızın kibirlerinden biri.”