Bence o bebek doğar doğmaz anlamıştı her şeyi. Görür görmez anlamıştı hayatın ne kadar değerli olduğunu. Eminim ki ben her gün nasıl iştahla içiyorsam o ilk yudumu, o da öyle aldı bu dünyadaki ilk nefesini. Hayata âşık doğdu o bebek.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Sadece... Günün o ilk yudumu var ya? İlk yudumu aldığım an... İşte o anı öyle bir hissediyorum ki! Öyle istiyorum ki o ilk yudumu, bir an için bu dünyayla aramda gerçek bir bağ varmış gibi geliyor. Birkaç saniyeliğine de olsa, neredeyse mutlu bile oluyorum!
O zamanlar içki içmezdim. Ama o sabah bir şey oldu. Ameliyattan çıktığımda tamamen uyuşmuştum. Her yerim uyuşmuştu. Aklım, ayaklarım, burnum, her şeyim... Ve o an çok korktum. O uyuşmanın bitmesinden korktum. Onun için de... İşte o hissizlik devam etsin diye... Açtım o şişeyi, diktim kafama... Sonra bir baktım, yıllar geçmiş ve ben günde iki litre viski içiyorum. Sonunda becerdim alkolik olmayı. İşe de yaradı bence. Çünkü hâlâ hiçbir şey hissetmiyorum...