Üçüncü Dünya ülkelerinde insanlar arabalarını, kamyonlarını boyarlar, üzerlerine resimler çizip, yazılar yazarlar. Çünkü Üçüncü Dünya ülkesi insanı bindiği makineyi icat etmemiştir. İcat etmediği için de yakın hissetmez kendini. Sahibi gibi görünmesi, karakter kazanıp kişileştirilmesi gerekir arabanın.
Seksten nefret eden, içki içmeyen bir adam. Bütün zamanını evine gelen insanlarla konuşarak geçirirdi. Hiçbir teknoloji ürününü ve iyi hafızalı insanları sevmezdi. Çünkü söylediklerinin kaydedilmesi ya da hatırlanması fikri onu iğrendiriyordu. Sadece içinde bulunduğu an için konuşur ve sözlerinin unutulmasını isterdi.
Gerçek bir boşluk adamı. İçinde hiçbir şey beslemeyen. Kendine ait hiçbir düşünce taşımayan bir karbon kâğıdı. Lastik gibi! Hayat ne verdiyse o vardı elinde. O kadar.