Yaremur

Katip Bartleby'nin farklı bir kişi olduğunu düşünmemeyi tercih ederim.
Puan vermedi·64 syf.··
2021 4. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 22 Şubat 2021 16:10
Kitaba ilk başladığımda çok durağan bir hikayenin içine girdiğimi hissetmiştim lakin yüreğimdeki heyecan son sayfaya kadar hiç yitmedi. Çünkü benden olmayan, benim gibi olmayan, tanık olmadığım ve görmediğim Bartleby'nin davranışlarına bir yorumda bulunabilmem mümkün değildi ve yüreğimdeki boşluğun yanında bende bir merak uyandırmıştı. Neyi, ne için yapıyor bu adam? Kitabın sonunda zihnim karmakarışıktı ve ne yapacağımı bilemez haldeydim. Biraz düşündükten sonra şunu farkettim. Bartleby ben değil miyim aslında, biz değil miyiz? Hayatın günlük karmaşası ve rutinin içinde aslında biz de çoğu şeyi yapmamayı tercih etmez miyiz? Kaçımız reddedecek yürekliliği içinde bulundurur. O andan itibaren Katip Bartleby benim için, tüm katiplerin ve avukatın iç sesi oldu. O gerçek bir hayaletti belki de. Nasıl bilebiliriz ki? Bazen gitmek zorundayken yahut eglenirken, hayata karışırken bile rutinimizden ayrılacak olmak hepimizin ödünü koparmaz mı? Evimizin sıcaklığını duyumsamadan dinlenebilir miyiz ya da başka koşullar bizi korkutmaz mı? Yeni bir şeylere alışmanın zorluğu kalbimizi acıtmaz mı? Katip Bartleby içimizdeki o ayrılmak istemeyen parçaydı. Sabit durmak isteyen parçaydı, hayatı istediği gibi istediği şekilde kaygısızca yaşamak isteyen unuttuğumuz, ötelediğimiz değer vermediğimiz parçamızdı ve biz onu öldürdük.
Katip BartlebyHerman Melville · Can Yayınları · 201915,5bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Ah Dirmit kız, kaç kız daha vardır senin gibi, şiirleri yırtılan.
Puan vermedi·248 syf.··
2020 32. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Aralık 2020 21:22
Küçük bir kızın, kadın olmasının hikayesi. Zeki bir çocuk, çalışkan bir öğrenci, genç bir kadın, ve hayatın getirdiği türlü tesadüflerin silsilesi sevgili arsız ölüm. Tesadüfler mi yoksa mucizeler mi? Insan psikolojisi tanrısal durumlara ve tanrıya çok meraklıdır, çünkü Dünya mücadelesinde kalesinde yalnız kalmaktan korkar. Nuri Bilge Ceylan Ahlat Ağacı filminde benim dememle olacaksaTanrı'nın olduğu Dünyada yaşamak isterim diyerek çok güzel yansıtmıştı bunu. Hayatta bazı şeyleri elde etmek için türlü yollara başvurur bazen insan, bunlardan biri ise duadır. Hani derler ya sen önce elinden geleni yap sonra dua edersen kabul olur. Ama acaba kabul olan elimden gelen midir yoksa duam mıdır? Aynı küçük bir kızın gölgelerin düşüş yönünden günün vakitlerini kavradığına inanmak yerine, onun cinli olduğuna inanmak gibi. O kücük kızın; hurafeler, toplum baskısı ve Türkiye şartlarında hatta Dünya şartlarında kadın olmanın doğuştan gelen o müthiş zorluğu içinde, kendisi olmaya çalışmasının hikayesini anlatmış Latife Tekin. Aslında hayatta meydana gelen tesadüflerin hepsinin bir sebebe bağlanmasının gerekliliğiyle boğulmuş hayatı. Çünkü insan korkar, bilmediği, tanımlayamadığı, üzerine etiket basamadığı her şeyden korkar,bu korku o kadar büyür ki göremediği hissedemediği maddelere varlık kazandırmak, varlığın hiç olmamasından daha basit ve inanılabilir gelir. Son derece doğal bir gelişimin bir çocukta nasıl tramvaya sebebiyet vereceğinin minik öyküsü, cinler perilerle harmanlanırken kitabın doğaüstü bir büyüsü olduğundan bahsetmek zannımca saçmadır. Çünkü kitaptan ziyade karakterlerin bilinçleri doğaüstü. Yaşanan her şey normal ve sebebe bağlanmış, sadece bu sebebin varoluşunu değistiren hayalperestlerle örtülmüş. Kanın tanımından bile korkulup, regl olmamanın erkek olmak ile eş
Sevgili Arsız ÖlümLatife Tekin · Can Yayınları · 202410,8bin okunma
10/10
·320 syf.··
2020 23. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 29 Ekim 2020 12:26
"MUSA KÖLE DOĞMUŞ BIR NESILDEN ÖZGÜR BİR TOPLULUK YARATAMAYACAĞINI BİLİYORDU. BİR ÖNCEKİ NESİL ÖLENE KADAR MUSA İNSANLARI ÇÖLDE GEZDİRDİ." Saklandığımız sığınaklardan kaldırıp kafamızı bakalım. Seçimlerimiz gerçek seçimler mi yoksa onları seçmemiz gerektiği mi ögretildi bize? Kafanızı ben söylediğim için mi yoksa hayatınızın akışını yakalamak, farkında olmak için mi kaldırdınız mesela. Bilmek isterdim. Hepimiz bilmek isterdik. Medyanın, şöhretin, dinin, cinsel güdülerin hüküm sürdüğü bir toplum oluşturduk, sonrasında bu karadeliğin içinde varoluşumuzu kaybettik. Sürüler halinde gezerken düşünmeyi bıraktık, bir düşünce oluşturmak için toplu karar aldık; bireyselliğimiz kayboldu, adına moda dendi. Yatıştırıldık ve törpülendik, bir düşünceye ait kılındık sonrasında bize toplum dendi. Bir etiketin içine hapsolduk ödülümüz ise insan sıfatını almaktı. Palahniuk'un dediği gibi hayatımız baştan sona planlandı lakin hala ayakta uyuyoruz, gözümüzü açmak için ne gerekiyor bilmiyoruz. Çünkü bu bize öğretilmedi. Geç sıradaki, yeni görevin ne? Yeni talimatın ne? Emir al, emir al. Köle ol, çok çalış, daha iyi köle ol. Fight Club'ın o meşhur alıntısını yazmadan geçemeyeceğim, kusura bakma sevgili okur, böyle öğrenmişimdir. Üniversite bitince şehirlerarası telefonda ona dedim ki, şimdi ne olacak? Babamın bir fikri yoktu. "Bir iş bulup yirmi iki yaşına girdiğimde, gene şehirlerarası telefonda ona sordum: Şimdi ne olacak? Babamın bir fikri yoktu; olmadığı için de dedi ki, evlen. Otuz yaşında bir oğlan çocuğuyum ve bir başka kadının aradığım cevap olduğundan hiç emin değilim." Bir şeyi niye istediğini, neden istediğini bile var mı bu dünyada. Varoluşunun amacını kavramış olan var mi? Yaptığınız şeyler kendi istedikleriniz mi yahut ellerinizle minik minik insa ettiğiniz hayatın içinde
Gösteri PeygamberiChuck Palahniuk · Ayrıntı Yayınları · 20206,8bin okunma