"Kitaplarda yer almış bir öyküdür. Üç arkadaştan söz eder. Derler ki: Binli yılların başlarında çağı etkilemiş üç İranlı vardır: Dünyayı gözlemlemiş olan Ömer Hayyam, dünyaya hükmetmiş olan Nizamülmülk ve dünyayı titretmiş olan Hasan Sabbah."
"Benim tek düşüm, tek isteğim günün birinde, bir gülistanın içine kurulmuş bir rasathaneye sahip olmak ve elimde kadehim, yanımda bir dilberler kendimden geçmiş bir halde gökyüzünü seyre dalmak."
Gerçekten de, ölmeye kararlı bir adama karşı nasıl tedbir alınabilirdi ki? Şehitliğin cennete giden en kestirme yol olduğuna inanmışsa. Sabbah'ın sözleri hiç aklından çıkmıyorsa: 'Sizler bu dünya için değil ahret için yaratıldınız. Denize atılmakla tehdit edilen bir balık korkar mı hiç?'