Giriş Yap
"Yarını düşlüyoruz ama yarın gelmek bilmiyor; Bir zafer düşlüyoruz Aslında hiç istemediğimiz. Yeni bir gün düşlüyoruz O yeni gün zaten gelmişken. Kavgadan kaçıyoruz Durup dövüşmemiz gerekirken."
Reklam
·
Reklamlar hakkında
Sarayın en tatlı bölümü: Helvahane
Osmanlı sarayında helva; savaşta zafer kazanma sebebiyle pişirilen lezzetlerin başında geliyordu. Sarayda helva çok tüketildiğinden, sarayın mutfağında "helvahane" adında bir bölüm dahi bulunurdu. Helvahane'nin, tatlı yapımı yanında, saray eczanesi olma özelliği de vardı. Bir Helvahane defterinde, 186 çeşit ilaç tarifi bulunmaktadır. Bu tariflerin birçoğunu macun, şurup, hap teşkil eder.
Hiçbir zaman savaşmayanlar hiçbir zafer elde edemezler.
"Madem ki her şeye kadir, O'nu sevenleri neden acılardan uzak tutmuyor? Kendi düşmanlarına zafer ve güç kazandırmak yerine, neden bizi kurtarmıyor?"
Beşinci Dağ, Paulo CoelhoSayfa 18 - Can Yayınları
Reklam
·
Reklamlar hakkında
Yazı; bazen yıkımdır, bazen güç, bazen ise zafer…
Yazıyla insan hayatı arasındaki garip ilişkiyi düşündüm. Yazı doğal bir şey değildi, icat edilmişti, yani uçmak gibi o da doğamızda yoktu. Bu yüzden uçmaktan nasıl korkuyorsak yazıdan da korkuyorduk. Claude Levi-Strauss insanlığın gerilemesini yazının icadına bağlarken haklı mıydı yoksa? (…) Yazı insanın hayatını kararta bilir, onu suçlu gibi gösterebilir, hatta onu mahvedebilirdi. Aynı şeyi bir belgesel görüntü yapamazdı mesela. Çünkü onu seyreden insanlar, bu buluşmadaki sıradanlığı, yüz ifadelerini, dostça şakalaşmaları görebilir ve her şeyin masum bir buluşmadan kaynaklandığını anlayabilirdi. Ama yazı insanların düşgücünü harekete geçirip, en masum hareketlere olmadık anlamlar yüklemesine sebep oluyordu. Gazetelerin ve polisin elindeki en korkunç, en yıkıcı güç de buydu.
Serenad, Zülfü LivaneliSayfa 367 - DK
2
1000
10bin öğeden 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.27.30