Allahım sefer benden zafer sendendir. Dünyam ve ahiretim için hakkımda en Hayrlı ve afiyetli olanı İhsan eyle ve kolaylaştır
"Duaya Tutunmak"
Zafer
Denzel washington un Oscar performansı gösterdiği film.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Dünyayı uçsuz bucaksız, insanlardan oluşan dalgalı ve hırçın bir deniz olarak gören o yaşlı Bogotalı balıkçının kadim fısıltısını, bir deniz kabuğunu kulağıma dayar gibi zihnimde taşırım hep. Her birimizin, bu zifiri karanlık evrende kendi benzersiz ışığıyla parıldayan birer ateşçikten ibaret olduğunu söylerdi. Kimi sessizce, kendi içine doğru yanarmış içten içe; kiminin alevi öyle zayıfmış ki, esen ilk rüzgarda, hayatın ilk sillesinde savrulup gidermiş. Ama bazı insanlar varmış ki, çılgın birer yangın gibi yanar, yanına yaklaşan herkesi ve her şeyi hiç düşünmeden tutuştururmuş. İşte aşkın, o deli fişek ateşlerin hırçın dalgalar arasında birbirine dokunma, birbirinin alevinden beslenme ve fısıldama biçimi olduğuna inanırım. Ben sadece bu muazzam parıltıyı kıyıdan izleyen ve kayda geçiren bir anlatıcıyım. Okullarda bize zorla ezberletilen, kütüphaneleri dolduran o kalın ve kurşun gibi ağır resmi tarih kitaplarında aşka hiç rastlamayız. Sayfaları çevirdikçe karşımıza hep fetihler, kanla çizilen yapay sınırlar, muzaffer zafer çığlıkları ve göğsü madalyalarla kaplı generallerin kibirli adları çıkar. Sistem, yalnızca gücü, mülkiyeti ve yıkımı kaydetmeyi sever. Oysa yeryüzünün gerçek, kutsal ve gizli haritası o mağrur saraylarda ya da meclis salonlarında değil; gece yarısı kuytu bir sokak lambasının altında, soğuktan titreyen iki insanın birbirine sadece sarılmasıyla, sessizce yeniden çizilir. Ben işte bu haritalanmamış anların, tarihin gözden kaçırdığı o en büyük mucizelerin zamansız şahidiyim. Yıllar önce, Güney Amerika’nın haritalarda bile yer almayan, unutulmuş bir dağ köyünde yaşlı bir yerli kadının toprağı yoğuran çatlak ellerine bakmıştım. Bana dönüp, heybemde ömür boyu taşıyacağım şu cümleyi hediye etmişti: "Savaşlar toprakları parça parça böler oğlum, aşk ise
Beni ben yapan her bir izi, attğım her cesur adımı, en zor anlarda bile derinlerden "devam et" diyen o inançlı sesi ve yeniden başlamanın verdiği o tatlı telaşları çok seviyorum ..
1000Kitap
Yürüyelim güzel geleceğe Önümüzde şanlı bayrağımız Yeni açan al bir çiçek gibi Karanlığın ortasından fışkırarak Kızıl şafak tutuşturur göğü Doğan günü haber verir bize Tek bir yumruk tek bir yürek gibi Gelen daha güzel günler için Yeri sarsan adımlarımızla Tek ses ve haykıran binlerce ağızda haykırırız zafer şarkımızı Sonsuz inancımızla zafere
Müzik
Herkes bu meydana bir zafer için gelir; ben ise sade sana yenilmek için geldim.. Sâmiha Ayverdi