Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
'Genel toplanma'ların gerçekleştirilebileceği ve insanların ticari amaçlarla değil, aktif olarak diğer insanlarla karşılaşabilecekleri yerlere ve alanlara ihtiyacımız var. Çünkü, kabul edelim ki, insanların insanca, yüz yüze iletişim kurabilecekleri alanlar çok az; alışveriş ya da aval aval bakmakla ilgili olmayan ve yüzünüze dijital ekranlar dayatmayan bir yer bulmak zor. Sesi kısmak, müziği durdurmak, reklamları görmezden gelmek ve konuşmak zor.
Onların, Fransız banliyölerinde mülksüz Arap ve Afrikalı gençlerle, belgesiz göçmenler ve vatansız mültecilerle, İsrail tanklarına taş atan Filistinlilerle, Kobani Kürtleriyle, ‘Acil Durum Yöneticileri'ne bağlı Detroitlilerle, toplu taşıma zamlarını protesto eden 'Haziran Günleri’ Brezilyalılarıyla, Londra ve Stockholm'deki yağmacılarla, İstanbul'daki Gezi Parkı'nı işgal edenlerle ve Hong Kong'daki Occupy Central'daki gençlerle, evleri haczedilen, kredilerini ödeyemeyen, borç batağında olan ve emekli maaşları, gelecekleri gibi mahvolmuş olan herkesle ortak noktaları var.
Her şey gittiğinde, her şey kaybolmuş gibi göründüğünde, geriye birbirimizden başka hiçbir şey kalmaz. Bu hiçlikten güzel bir şey yaratılabilir, dolu dolu bir şey.