Zana

Zana
Unuttuk , terkedilmiş bir karanfildi ömür …
Ey gönlümün harap olmuş şehri Sana ne çok baharlar vaat etmişti ömrüm Meğer her çiçek bir vedanın habercisiymiş Her tebessüm bir ayrılığın ilk hükmüymüş
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Uslanmaz bir yürek taşıdığıma dair yaygın bir kanaat dolaşır aynalarda Oysa Rüveyda baştanbaşa ben kevser akan , gül kokan bir kalbin filiziyim … Nurullah Genç
Nasıl da susuyoruz dokunarak acıya …
Kim ister parlamasın ayak ucunda bir mum Bir kelebek ağlasın her yerinden Nasıl da susuyoruz dokunarak acıya Suyun kalbinde ateş , ateşin kalbinde ben Nurullah Genç
Bazen de bana gülümse sevdiğim Bakarsın kanadı kırılan kuşlar Uçmaya başlar yeniden Kayan yıldızların çığlığı düşmez Gün ortasında ruhumun üzerine Bakarsın ki çiçekler Aramızda yükselen kayaların üzerinde Birer birer açıyorlar yeniden Bakarsın yolunu kaybeden yolcu Son durağına yürüyor hasretinin Bu kadar mı zordu Bir mum alevine dokunmak Ve sevmek ıstırabımı Bir dalın çürüyen yaprağı mıydı hayat Güneşi arayan gölge kimindi Bağışla , İncinen bahar Yanan mektuplar benimse … Nurullah Genç
Piroz bê
Qelenê vî zimanê ne erzan e ...
Kurdî