İki büklüm olup acı içinde kıvranışını, sımsıkı sarılmış bir yumak gibi korkuluklardan nasıl yu- varlandığını hatırlıyorum. Hemen gözümü kaçırıp başka zarafa bakmaya çalıştım. Saniyeler sonra suya çarpma sesi geldi. Ya her şey burada bittiyse, diye düşündüm, hiçliğin ortasında aptalca bir kazayla? Ama asla bu şekilde bitemezdi, biliyordum. Her zamanki gibi onu bulup çıkardım. Bu zahmetin dışında endişelenecek bir şey yoktu; dalgalı saçlar, mecalsiz kollar ve sırılsıklam kıyafetler. Bazen onun ölümsüz olduğundan şüphelenirdim. Kesinlikle yok edilemezdi, çünkü ne kadar denese de kendisini incitmeyi asla başaramadı. Çoğu zaman, mavnaya dönerken iç geçirirdim. Çünkü ne olursa olsun vazgeçmeyecekti. Zamanın dışındaydık. Sürekli. Sonsuza dek. O adam. Bu denizler.
Sayfa 53