#𝙎𝙀𝘽𝙀_𝙎𝙐𝙍𝙀𝙎𝙞_𝙏𝙀𝙁𝙎𝙞𝙍☝️ 👥 #Kıyâmet günü Allah herkesi huzurunda toplayacak, sonra da meleklere: “Şunlar size mi tapıyordu” diye soracak. 40 Melekler ise “Seni noksan sıfatlardan ve herhangi bir ortağının bulunmasından pak ve uzak tutarız. Bizim dostumuz, sahibimiz ve koruyucumuz ancak sensin! Bizim onlarla bu mânada hiçbir münâsebetimiz olmamıştır, olamaz da! Hayır, onlar, bize değil cinlere tapıyordu ve çoğu onlara inanıyordu” diye cevap verecekler. 41 O gün artık birbirinize ne bir yararınız dokunacak, ne de bir zararınız. Zulmedenlere ise: “Yalanlayıp durduğunuz ateş azabını tadın da, yalan mıymış gerçek miymiş görün!” diyeceğiz. 42 #Tefsir: 📖 📖 Müşrikler, melekleri sembolize eden putlar yapıp onlara da tapıyorlardı. Bu neviden onların yağmur tanrısı, şimşek tanrısı, rüzgar tanrısı, zenginlik tanrısı, hayat tanrısı ve ölüm tanrısı vardı. Bunun kıyâmet günü meleklere sorulması, onların bunu tasvip edip etmediklerini ortaya çıkarmak, böylece müşriklerin hatalarını kendilerine fark ettirip bundan vazgeçmelerini sağlamaktır. Nitekim bu sorunun sadece meleklere değil, dünyada iken ilâh olarak kendilerine tapılan herkese sorulacağı haber verilir: “O gün Rabbin müşrikler ile onların Allah’tan başka taptıklarını huzurunda toplayacak, sonra da o tapılanlara: «Şu kullarımı siz mi sapıklığa düşürdünüz, yoksa onlar kendi kendilerine mi yoldan çıktılar?» diye soracak.” (Furkan 25/17) Yine Allah Teâlâ Hz. İsa’ya: “Ey Meryem oğlu İsa! İnsanlara: «Allah’ın yanı sıra beni ve annemi de iki tanrı kabul edin» diye sen mi söyledin?” buyuracak, o da şöyle diyecek: «Hâşâ! Sen, ortağı bulunmaktan ve her türlü noksan sıfatlardan pak ve uzaksın Allahım! Hakkım olmayan bir şeyi söylemek bana düşmez. Eğer böyle bir şey söylemişsem sen onu elbette bilirsin. Çünkü sen benimle ilgili her
kırılan camları önce bir beze sarıp, keskin olmayacak şekilde çöpe atalım lütfen. hayvanlar çöpleri karıştırırken zarar görebiliyorlar. yere sigara izmariti atmayınız, kül atmayınız, ateş atmayınız lütfen, karınca gibi canlılar yanabilir.
Alıntı
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bugün ilginç bir bilgiyle karşılaştım, bunun üstünde biraz muhasebe yapmak istiyorum. Öyle bir ağaç düşünün ki bir hayvanı kölesi yapıyor, düşündüğümüzde böyle bir şey mümkün mü demeden edemiyoruz. O zaman sizleri Akasya ağacıyla tanıştırayım. Doğada bitkilerin hareket kabiliyeti kısıtlı olduğundan her zaman yenilme riski altındadırlar. Akasya ağacı da otçuları uzak tutmak adına yapısında keskin dikenler ve acı bir tat geliştirmiş. Fakat bu savunma sistemi yeterli olmayınca çözümü bu sefer de karıncaları köleleştirmekte bulmuş. Peki nasıl mı? Akasya ağacı karıncalara mükemmel bir ev sunar, ağacın üzerindeki dikenler boş olduğundan karıncalar burada ev yaparlar. Ağaç bununla da yetinmez, yetişkin karıncalar için tatlı bir sıvı, yavru karıncalar içinse protein açısından zengin özel besinler üretir. Yani karıncalara hem yiyecek hem de ev sunar. Karıncalar bu kadar güzel bir evin hakkını vermek için elinden geleni yapar. Bu süreçte ağaca zarar veren hayvanları sokar, hatta güneş almasını engelleyen bitkilerin yapraklarını bile budarlar. Yani anlayacağınız Akasya ağacı torbacılığın dibini vurmuştur, kendisine bu kadar iyi bakan muhafızlarının kaçmasına asla izin vermez. Karıncalara verdiği tatlı sıvıya öyle bir enzim katar ki karıncalar başka hiçbir şekerli besini yiyemez hale gelir. Buna alışan bir karınca ağacı terk etmeye kalkışsa dahi başka yerde yiyecek bulamadığı için açlıktan ölür. Şu karıncalar da köleliğe ne meraklılarmış! Demem o ki Akasya ağacı bir nevi Haşhaşiler gibi davranmış. :D Bu olayı günlük hayatımız açısından da düşündüğümüzde aslında karıncalardan pek de bir farkımızın olmadığını göreceksiniz. Akasya ağacı da burada devlet ve üst kesim yöneticiler oluyor sayın arkadaşlar. Sözde Akasya ağacının rahatı kaçmasın diye karıncayla anlaşma yapılıyor ama
Duygu ve Düşünce
Arada sırada gülümsetiyor diye zarar veren bir şeye tutunmaya değmez
Nereye gidersem gideyim, Dünya’nın en uçsuz bucaksız vadisinde de olsam, TEVHİD kalbimde ve hayatımda olduktan sonra hangi yalnızlık bana zarar verebilir…
Kitap okuma alışkanlığı kazandırırken dikkat edilmesi gerekenler.
1) Sadece uykudan önce kitap okuyarak, okuma alışkanlığı kazandırılamaz Bu uygulama okuma alışkanlığına vurulan bir baltadır. Beynimizi, ‘kitap okumak uykuya hazırlıktır’ diye programlamış oluruz. Böyle programlanan beyin, günün hangi saatinde kitap okumaya başlanırsa bunu uykuya hazırlık olarak algılar. Sonra da ne zaman ele kitap alınsa göz kapakları ağırlaşır ve okumaya geçilemez. 2) Kitap okumanın özel bir zamanı ve yeri olmak zorunda değildir Kitap okumaya özel zaman ayırıp sabit bir noktada dikkatlice kitap okumanın gerekliliği büyük bir yanlıştır. Kitap okuma eylemini hayatın dışına iter. Japonlar, günün her saatinde, her şekilde kitap okuyor. Bunun için özel bir tanımları bile var: Taşiyomi. Anlamı; ayakta, yürürken kitap okumak. Yani kitap okumayı özel zaman aralıklarına sıkıştırmamak. Her an her yerde kitap okunabilir. Burada en belirleyici unsur ihtiyaçtır. 3) Her kitap bir öğretmen değildir! Hayır! Kitap her zaman öğretmen değildir. Bazen arkadaş, bazen de baş belası olabilir. 200 yıl öncesinin kalıpları ile bugünün çocuklarını zorlamamak lazım...Kitaplar sürekli öğrenmek için okunmaz. Eğlenmek, araştırmak, sosyalleşmek… gibi birçok sebepten dolayı okunabilir...Kitabı öğretmen kılığına sokarsak okuma alışkanlığının oluşmasını sağlayan diğer etkenleri öldürmüş oluruz. 4) Çocuğunuza seçim hakkı tanıyın ve seçimlerine saygı duyun Çocuklar, kendilerine rol model aldıkları kişilerin söylemlerinden çok davranış ve tutumlarıyla ilgilenirler. Anne babanın yaptığı eylemden çok tutum önemlidir. Baskıcı, çocuğun seçimlerine saygı duymayan tutum zarar verir. Özdenetim mekanizmalarının gelişmesini engellemeyin. Eğer sağlıklı gelişim içerisindeyseler seçecekleri kitaplar sizler için sorun olmamalı. Ama kitap seçimlerinde kendi açınızdan sorunlar
1000Kitap