Burcu gizem karademir

Burcu gizem karademir
@zarif_insan__
Milattan önce 2 yüzyılda yaşamış olan Ammonius saccas, Yunan felsefesinde en ünlü filozofunu kastederek şöyle der; "Eflatun Yunanca konuşan Musa'dır". Müslüman kelamcı ve felsefecilerin yakından tanıdığı Yahya en nahvi'ye göre de "Eflatun, Musa'dan ilham alarak felsefesini geliştirmiş bir filozoftur" der.
Sayfa 22
Reklam
İslamın siyasal bir varoluş tarzı içermediğini iddia etmek, İslam'ın siyasal bir ölü olduğunu iddia etmek demektir. |Atasoy Müftüoğlu
Sayfa 38 - Mahya·Kitabı okuyor
Hangi gerekçelerle olursa olsun, genel aklın sömürgeleştirildiği, sömürgeleştirilebildiği toplumlarda, kitleler, akıllarıyla değil, bedenleriy- le düşünmeye başlıyor. Bu tür toplumlarda, kitleler gerçeklerle değil, bilinçle değil, propaganda yoluyla ayakta tutuluyor. Müslümanlar olarak, bugün karşı karşıya bulunduğumuz ağır sorunlar karşısında, komplo teorileri üretmek yerine, alternatif strateji- ler, paradigmalar, bağımsız İslami referans sistemi oluşturarak, modern dünya sisteminin/siyasetinindokunulmaz kıldığı paradigmalarla, önce entelektü el anlamda hesaplaşmaya başlayabilmeli, bunun için de, her şeyden önce, hamaset/popülizm/propaganda alanından, bilinç ve nitelik alanına geçmeliyiz. Bu hesaplaşmayı gerçekleştirmeden, yeni bir değer/ anlam sistemi, politik sistem/model oluşturamayız. Hangi toplumda olursa olsun, bedenleriyle düşünen, bedenlerini düşünen kitleler, kitleler adına düşünen karizmatik politik ya da dinî figürlere olan bağlılıkları sebebiyle, hiçbir zaman ve hiçbir şekilde öz eleştiri yapamazlar, yapmamışlardır. Kitleler, bireysellikleri tanınmayan, bireysellikleri kabul edilmeyen bireylerden oluştuğu için propaganda, manipülasyon yoluy- la yönlendirilir. Bu nedenle de, kitleler, çok tehlikeli sonuçlar doğurabilecek karşıtlıklara, düşmanlıklara kolaylıkla ikna edilebilirler. Propaganda/manipülasyon dili mekanik-ruhsuz tekrarlardan oluşur. Bu tür toplumlarda, toplum propaganda-karşıtlık diliyle birörnekleştirildiği için, toplumun bütün renkleri "gri"ye dönüştürülür. Toplumun bütün renkleriyle, farklılıklarıyla, insanca konuşamamak, konuşmamayı seçmek, tercih etmek, kötülüğü başlatmak, kö- tülüğü biriktirmek anlamı taşır. ✓ Ne pahasına olursa olsun, aklımızla/kalbimizle bütün içtenliğimizle, sorumluluk duygularımızla düşünmeye, derin/tutarlı/kapsamlı
Sayfa 12 - Mahya·Kitabı okuyor
Hangi toplumda olursa olsun iyilik, ötekine/başkasına adaletle davranıldığında başlar.
Sayfa 8 - Mahya·Kitabı okuyor
Toplumlarımızda, Türkiye'de de muhafazakâr ideoloji, bugün, zenginlik ideolojisine dönüştü. Bu nedenledir ki, İslami önceliklerin yerini gündelik öncelikler, gündelik tercihler, gündelik temsiller alıyor. Bilinç mücadelesine yabancılaşan, yabancılaştırılan bir toplum, gündelik özgürlüklere, gündelik önceliklerin özgürlüğüne ikna edildiği için, varoluşsal özgürlüğü hiçbir biçimde gündemine alamıyor. Varoluşsal özgürlüklerinden feragat eden, vazgeçen toplumların/halkların/bireylerin arzularını, ihtiyaç ve beklentilerini kapitalist sistem belirliyor. Bireyler sisteme itaat ederek özgürleşiyor. Bu durum, her toplumda, araçsal hesaplara, haksız çıkarlara dayalı ilişkiler oluşturuyor.
Sayfa 8 - Mahya·Kitabı okuyor