Avrupa, Asya ve Afrika'nın insan kitlelerini öylesine ezmiş ve tüketmiştir ki, gün gelip bu ülke insanlarının bir yardımı gerekse ne düşünce, ne madde alanında böyle bir el uzatış gücünü taşımalarına imkan kalmamıştır.
Medeniyetin uzağı görme, duyma ve yakalama gücü olan şairler ve düşünürler toplumun veya insanlığın mutluluğunu kitleden daha önce sezdikleri gibi gelmekte olan yıkıntı ve düşüşlerin titreşimlerini de vaktinden önce kaydederler.