"insan, başkaları için hesapsızca savurduğu şefkatini kendisinden esirgememeli. herkese karşı müsamaha yaylalarında at koştururken kendisine gelince kaşlarını çatıp acımasızlaşmamalı. çünkü herkes gider, sen kalırsın kendinle. arada bir kendine de sarıl ve rikkatle başını okşa."
"sen, kırılanın sadece "kalbin" olduğunu sanıyorsun. oysa inandığın pek çok doğrunun da kırılmasına şahitlik ediyorsun. aslında bir kırgınlık yetiyor hayatı daha güzel bir şekilde anlamlandırmana. sadece biraz kulak vermek gerekiyor kırgınlığının sana anlatmak istediklerine."
“Hayır derken başkalarının sınırlarını çiğniyormuşuz gibi yanlış bir algıya kapılma nedeniniz içinizde sizi yanlış yönlendiren ve sizi eleştiren içsesinizdir. Sizi köleliğe zorlayan içses…”
Günler, aylar, yıllar geçiyor fakat ne çağırdığınız geliyor, ne kovduğunuz gidiyor. Dere kenarındaki söğüt ağacı misali bekliyorsunuz...
-Abdurrahim Karakoç