Dergiyi okudum, eleştirilerimi madde madde söyleme kararı aldım:
1- Kare bulmaca hastası olduğum bir şey, o kısmı çok beğendim.
2- Niteliksiz çok eser var. Şiirler çok basit ve gerçekten bir duygu içerdiğini düşünmediğim şiirlerdi, kafiye yapanlar kafiye yapacağım diye zorlamışlar kendilerini (ve doğal olarak bu şiirin duygusuna ağır bir darbe vuruyor.) Şiirleri niteliksiz bulmam benim şiir anlayışıma bağlı, onu söylemeliyim.
3- Ağır bir editörlük zaafiyeti var, esinlenilen dergi/fanzinler mutlaka bir başkasıyla değiştirilmeli. Editörün iyi bir literatür taraması yapmadığı gözle görülüyor. Dergi içerisindeki birçok resim Google’dan bulunabilecek sıradan resimler. Her yere resim koymak zorunda değilsin, içinden gelirse bir resim koy çünkü bana o resimlerin konulması çok “resim de bulunsun abi” kafasında olmuş gibi geldi.
4- Sayfa sayılarını belirten kısma yıldız koyulması çok saçma geldi açıkçası, hatta birçok sayfa numarası gözükmüyor bile. O yıldızı kaldırıp sayfa sayılarını aşağıya koyman derginin estetiği için daha mantıklı olurdu.
5- Yazı fontu kalın olmasıyla ve kötü durmasıyla göz yoruyor.
6- Psikologların ve Aile Danışmanının yazdığı metinlerin bir çocuk dergisinde yazılanlardan farkı yok. Edebiyat Dergisi ismini taşıyan bir dergi için bu hiç doğru değil. Her sayıda bir uzmanla çalışıp ona daha detaylı bir şeyler yazmasını talep edebilirsin.
7- İkinci maddeyle biraz bağlantılı olacak: Sayfa 41-50 arasındaki görsellerin neredeyse hepsi bir çocuk dergisindekiler kadar basit geldiler. Bir edebiyat dergisinde yer bulmaması gereken basit ve emek istemeyen çizimler. Hele ellinci sayfadaki resim! Onu nasıl koydun dergiye… Sultan Doruk’un çizimlerini daha düzgün bir formatta alabilirsen onları derginin içlerine koymanı tavsiye ederim, en azından Google’dan