Gönlüme öyle bir ağırlık çöktü ki, hiçbir düşünce onu kaldıramıyor, hiçbir kanat çırpışı onu göklerin en üstün katına yükseltemiyor. Hareket etse bile, toprağı süpürerek ilerliyor, fırtına öncesinde rüzgar şiddetlendiğinde alçaktan uçan kuşların yaptığı gibi. Öz benliğimin üzerine bir kaygı, bir korku çöreklenmiş, depremin ön habercisi gibi.
Dostluk, kibarlık, samimiyet, iyilik maskelerinin sakladığı zehirli tırnakların ne onarılmaz yaralar açtığı, sanki tüylerim, sanki derim, vücudumda tayin edemediğim bir yer duruyor; ben istemeden vardığım bir müdafaa sistemini -aklıma sürünürcesine- kendiliğinden alıveriyor.
Sayfa 33 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Ölümden daha korkunç şey olur mu? diyeceksiniz. Olur: Felaketlerin en büyüğü akıldır. Onu yarım yamalak bile olsa, bulduktan sonra kaybetmek, ölümlerin içinde en dehşetlisidir.
Sayfa 12 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu