İnsan yazmalı içinden geldiği gibi haykırırcasına yazmalı.
İnsan okumalı gözleri kızarana kadar okumalı.
İnsan olmayı unutmamalı dünya hayatı bitene kadar.
Enok’un Tanrı tarafından alınması İncil’de degeçer:
“İman sayesinde Hanok ölümü tatmamak
üzere yukarı alındı. Kimse onu bulamadı, çünkü
Tanrı onu yukarı almıştı. Yukarı alınmadan önce
Tanrı’yı hoşnut eden biri olduğuna tanıklık
edildi.” (İbraniler 11;5)
Kutsal Kitap’ta Adem soyunun farklı birversiyonu daha bulunmaktadır:
“Yeret 162 yaşındayken oğlu Hanok doğdu. Hanok’un doğumundan sonra Yeret 800 yıl daha yaşadı. Başka oğulları, kızları oldu. Yeret
toplam 962 yıl yaşadıktan sonra öldü. Hanok 65yaşındayken oğlu Metuşelah doğdu. Metuşelah’ın doğumundan sonra Hanok 300 yıl
Tanrı yolunda yürüdü. Başka oğulları, kızları oldu. Hanok toplam 365 yıl yaşadı. Tanrı yolunda yürüdü, sonra ortadan kayboldu;
çünkü Tanrı onu yanına almıştı.” (Yaratılış 5;18-24)
Peki Efsanevi Enok Kimdir ?
Enok adına ilk olarak Tanah’ın Yaradılış
bölümünde rastlarız. Vulgata’da “Enok” ve
Türkçe Kutsal Kitap’ta “Hanok” adıyla geçen
Enok’u, aşağıdaki alıntıda da olduğu gibi bazı
kitaplar Enoş diye yazsa da yine Türkçe Kutsal
Kitap’ta geçen Enoş (Vulgata’da Enos) ile
karıştırmamak gerekir.
Dini külliyatı çok iyi koruyan bir ruhban
sınıfının elinde böyle bir kitabın kaybolması, bu
kitabın okunmasını “uygun bulmayan” bir dini
görüşün varlığını da akla getirmektedir.
“Düşmüş Melekler” ve kötülüğün kaynakları
gibi çok marjinal konulardan bahseden Enok’un
Kitabı’nın ise hem Yahudi din adamları hem de
özellikle kilise babaları tarafından da sapkın
olarak kabul edilmiş olması büyük olasılıktır. Bu
nedenle bu kitap tarihin bir yerinde “kaybolmuştur”.