"Zamanla her şey unutulur," diye kocaman leş bir yalan uydurmuştu faniler. Akılları sıra kendilerini temize çıkarmak için "zaman" derlerdi, "kader" derlerdi. Yaşamın anlamını bulmak için filozofların aforizmalarını ceplerine sokup ahkâm keserlerdi.
Uzun bir sessizliğin ardından Rüstem, "Senin de var mı kırgınlığın?" diye sordu ve "memlekete..." diye ekledi.
"Vardır ya... Kimin yok ki zaten... Bu topraklar nasıl taşıyor bu acı yüklerimizi hiç bilmem. Dili olsa konuşsa. Belki de vardır... Küskünlüğünden susuyordur...Ne dersin?"
"Savaşı, insanların gözleri, kulakları, ağızları çıkarıyor," demişti annem. Haklıydı. Onlar ki; gözleri, kulakları ve ağzıyla savaş çıkaran zavallı insanlar.