sevgiyi hayatının ve sanatının temeli olarak gören goethe'ye göre, insanın kendini daima daha yükseltmesi için çaba göstermesi gerekir. aklı ve mantığı serbestçe kullanmaktan insanı alıkoyacak şeylerden kaçınmak gerekir. ruhun özgürlüğe ulaşması ancak bu sayede olur. özgürlük, insan için en gerekli şeydir. özgürlük olmayınca gerçek tanrı sevgisi olmaz; insan gerçek zafere ulaşamaz.
genç werther'in ıstıraplarında goethe'yi, onun fikir ve görüşlerini, hatta yaşantısını buluruz. goethe'nin kendi hayatında olduğu gibi, faust ve werther'inde de uğruna yaşamaya değer şeylerin arayışı vardır. werther'de ruh ve arayış sonucunda önce bilim, sonra tabiat, daha sonra aşk gerçeğini bulmuştur.
werther edebiyat dünyasında bir şaheser olarak kabul edilir. öncelikle duyguların hakim olduğu bir çağda yazılan bu eser, her zaman için fikri çoşkunluklara eğilimli olan almanlar üzerinde büyük bir tesir yaptı. bu tesir gittikçe bütün dünyaya yayıldı. duyguların ve melankolik imajların tasvir kudreti goethe'yi bir deha olarak kabul ettirmiştir.
insanların en fazla ilgilendikleri konu olan ve sanatçıların ilham kaynağı sayılan aşk, bu eserde ideal bir ifade ve anlam kazanır. sanatçılar, şu gelip geçici dünyada bir iz bırakma, iyiye, güzele, ideale, faydalıya ulaşma çabaları içinde çırpınan üstün ruhlardır. büyük sanatçıların hayatlarını tetkik edecek olursak, onların en gözde eserlerinde yaşanmış tecrübelerin, duyguların, acıların izlerini belli bir şekilde görürüz. modern alman edebiyatının bir örneği olan werther, goethe'nin bizzat yaşadığı aşk acılarının, yaşanmış, çözümlenmiş ve açıklanmış duyguların tümüdür.
bu romanda insanlar arasında sınıf kavgalarından nefret eden, kibar aleminin iki yüzlü gösterilerine kapılarını kapayan bir ruhun tabiatla uyuşmasına, olaylara önsezilerin