"Bu hayal dünyalarındaki hiçbir şey bitmiş ürünlere dönüşmedi- bütün bir roman yazacak disiplinden ve beceriden yoksundum o zamanlar. Daha çok yaratıcı çalkalanmalarımın geniş bir yelpazesi, başka dünyalara açılan tam şekillenmemiş kapılar gibiler, kendiminkinde durmak istemediğimde saatlerce kaldığım dünyalar."
"Bu his karışımını çok iyi hatırlıyorum: dizginsiz bir hırs, çıkaracağın işlerin gerçekten de kayda değer olabileceği düşüncesiyle kabaran bir gurur ve buna eşlik eden afallatıcı, amansız bir kendine güven sorunu. Sonucunda ortaya şaşılası ölçüde sinir bozucu bir kişilik çıkıyor..."
"Yazmak gerçek sihre en yakın şey. Yazmak hiçlikten bir şey yaratmak, başka diyarlara kapılar açmak demek. Yazmak gerçek dünya canınızı fazla acıttığında kendi dünyanızı şekillendirme gücü verir insana. Yazmayı bırakırsam ölürüm."
"Dünyanın en pahalı şehrinde yaşayan ve düşük ücretler alan alt kademe çalışanlar bunlar- kötü davranılırlar, görmezden gelinirler, yükselmelerine asgari imkan tanınır ve çok çalıştırılırlar."
"Havada tedirgin edici bir şey var. Her şey fazla sakin, insanı bunaltacak kadar, fırtınadan önceki sessizlik gibi. Ama ben de fazla rahatladım, bütün sıkıntıları geride bırakmış olabileceğime inanmaya fazla hazırım."