Bu kitap benim için bir "self control"ün hikayesi...
Kitaptan kendi adıma yaptığım çıkarımlara geçmeden önce kitabın yazıldığı dönem ile ilgili yaptığım ufak araştırmadan bir takım bilgiler paylaşmak isterim. Kitabın yazıldığı dönem olan Viktorya dönemi 1800'lerin sonuna tekabül ediyor olup İngiltere'de sanayileşmenin yükseldiği fakat sanayileşmenin getirdiği refaha karşın cinsellik, haz vb ile alakalı konuların baskılandığı ve yasakların getirildiği bir dönemdir.
Kimileri bu kitap için içimizdeki iyi ve kötünün savaşı sen bu savaşta kimi seçiyorsun gibi söylemlerde bulunsa da kitap benim için tam anlamıyla böyle değildi. Hepimizin içinde iyi ve kötüye karşılık gelecek duygular var. Sevgi, şefkat, merhamet, hoşgörü de var öfke, hırs, kıskançlık, şiddet de var. Toplum yaşamını benimsemiş standart psikolojideki bir insan her öfkeye teslim oluşunda kolaylıkla birini öldürme eylemine geçmez(tıpkı Bay Hyde'ın milletvekilini öldürmesi gibi olmaz yani) ama insan kendi ilkelliğini ehlileştiremediği boyutlarda olumsuz bir şey yaşadığında kendini bu duruma maruz bırakan kişinin ölmesini "o an için" istemesi dahi (kendine itiraf edemese de) insanın içinde bulunan Bay Hyde'ın kırıntılarının belirtisidir. Ve insan ne kadar sık içindeki öfke, kıskançlık gibi duyguların ortaya çıkmasına izin verirse bir süreden sonra mevcut benliği sanki o olumsuz duygulardan ibaretmiş gibi olabilir ve olumsuz duyguların yıkıcı enerjisi insanı ele geçirebilir. Bay Hyde'ı da tarif ederken kullanılan tabir "anlamsız bir şekilde itici/ürkütücü olması" Dr Jekyl'i ele geçirmiş karanlık tarafının etrafa yaydığı aurasını oldukça anlamlı kılıyor.
Ayrıca baskıların olduğu çağ olarak nitelendirilen Viktorya çağıyla bağlantı yapmam gerekirse Dr Jekyl'in iyi, ağırbaşlı ve "toplum tarafından kabul gören"