Yaşamımızın mutlu anları böyle akıp gider. Kararın ve niyetin yükünden kurtulmuş bir halde kendi iç denizlerimiz de dolanırken, çeşitli hareketlerimize sanki başkasının eylemleriymiş gibi tanık oluruz ve yine de iradedışının yetkinliğine hayran kalırız.
Kötü derken, kötü yürekli, acımasız ya da despot biri demek istemiyorum. Birazcık bu da var elbette. Hayır, "gerçek bir kötü" derken, içinde iyi olan ne varsa inkar etmiş ve yaşarken cesede dönmüş biri demek istiyorum. Çünkü asıl kötüler herkesten nefret ederler; bu kesin ama özellikle de kendilerinden nefret ederler. Birisi kendinden nefret ettiğinde bunu hissetmez misiniz siz? Bu onu yaşarken ölü kılar, kendi olmanın bulantısını hissetmemek için kötü duyguları kadar iyi duygularını da uyuşturur.