Zehra

Zehra
50 okur puanı
Ocak 2022 tarihinde katıldı
Badem Ağacı
Puan vermedi·384 syf.··
2024 76. kitabı
Kitabı yaşım küçükken okumuştum konusu aklımda tamamen kalmamasına rağmen hissettirdiği öfkeyi hatırlıyorum, Kitap Ahmed adında filistinli bir çocuğun hayatını ve filistinde yaşananları anlatıyor, yazarının yahudi olmasının getirilerinden dolayı kitapta sürekli yahudilere karşı anlayışla yaklaşmak onlara sevgi göstermek altyapısı var, yahudiler kardeşini öldürüyor ama başrolümüzün babası yahudiler kardeşimiz! diyor, yahudiler onları evlerinden çıkarıyor babası onlar kardeşimiz! diyor, yahudiler gelip bir diğer evlerini yıkıyor yetmiyor gelinini öldürüyor ama bizim yüce gönüllü baba yahudiler kardeşimiz! diyor, Bunun yanı sıra babasıyla aynı kafa yapısına sahip olan Ahmed, zekasıyla düzgün okullara girip filistini böyle temsil ettiğinden dolayı övülürken, canı pahasına ülkesini korumak için savaşan kardeşi, yanlış ve suçlu olarak empoze ediliyor, Çokça duygular yaşayarak okuduğum bir kitap olduğunu hatırlıyorum ama başrolden iliklerime kadar nefret etmiş ve kitapta yanlış olarak empoze edilen kişileri kendime daha yakın hissetmiştim, Ama yazarı tebrik etmek isterim yahudileri gerçekten güzel anlatmış, kitapta barışsal düşünce yapısını ifade etmek istesede on iki yaşında ki benim içime yahudi nefretini yerleştirmiş oldu.
Badem AğacıMichelle Cohen Corasanti · Pegasus Yayınları · 20154,635 okunma
Reklam
7/10
·68 syf.··
2024 9. kitabı
Kitabı okurken karakterin hislerini çok içselleştirmiştim ve kitabı bitirdikten sonra bile bunun gerçekten aşk mı yoksa takıntı mı olduğuna karar verememiştim, sonrasında bunun aşk kavramına nasıl bir anlam yüklediğine göre değişebileceğini fark ettim, eğer aşkı bir insanın herşeyini bilip onu sevmekle olduğunu tanımlıyorsak kadının adama hissettiği şey aşk değildi, kadın kendi kafasında kurduğu bir adama aşık oldu, aynı insanların yaşamak için bir tanrı inancına ihtiyaç duyması gibi kadın adamı kendi tanrısı haline getirmişti, tanrı’dan kastım tapması değil onu kutsallaştırmış ve gözünde ulaşılamayacak bir yere koymuş olmasıydı, belkide adamı gerçekten tanıyor olsa bunca hislerini ve ömrünü feda etmeye değmeyecek biri olduğunu düşünüp ondan vazgeçebilirdi, ne kadar kabul etmesek bile insanlar hayatı boyunca kendini adayacak birşey ararlar, bu bazen bir insan, bazen bir inanç, bazen para gibi nesnel şeyler bile olabilir, diyeceğim şu ki kitabı okuduktan sonra acaba benim de böyle körü körüne inanıp gerçeğin ne olduğu hakkında hiçbir fikrim olmadan hayatım boyunca savunup gözümü kapattığım şeyler var mı diye bir düşündürdü, okumaya değer ve kadının hislerinin güzel yansıtıldığı bir kitaptı, bazıları kadının bu şekilde hayatını ziyan etmesini ve adama takıntılı olmasına sinir olsa bile atladıkları nokta kadının bunca zaman boyunca bu durumdan mutlu olmasıydı, hayatta çoğu şeyi mutluluğu elde etmek için yapıyoruz, ve kadının bu yaptığı takıntı olsa bile onu mutlu eden birşey olduğu için aslında hayatını ziyan etti terimi kullanmanın bile yanlış olabileceğini fark ediyorum. (yinede bu kadar silik yaşamaktansa hayatta biryerlerde iz bırakan bireyler olmamızı umuyorum.)
Bilinmeyen Bir Kadının MektubuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022266,3bin okunma
7/10
·216 syf.··
2024 8. kitabı
Kitapta yaşadığı monoton hayattan sıkılıp bir çoğumuz gibi hayatın yaşamaya değer bir yer olmadığı düşünen veronikanın ölmek istemesini anlatıyor, veronika intihar etmesi ve ölemeyip akıl hastanesine kaldırılması sonucunda kalbinin intihar için aldığı ilaçlar yüzünden güçsüz düştüğünü ve yaşamak için sadece saylı günleri kaldığını öğreniyor, bu süreçte veronikanın içinde yaşadığı duyguları ve yavaş yavaş hayatta bunca zamandır fark edemediği kendisine aslında monoton gelen şeylerin güzelliklerini görmesini okuyoruz, kitabı okurken veronikayı karşımda tanıdığım bir kişi olarak düşünüp etrafımdaki insanların ona karşı intihar ettiği için nasıl yargılayıcı davranacaklarını hayal etmiştim, ve bazı zamanlar onu benim de yargıladığımı fark ettim, ama durup tekrar düşündüğümde veronika bunu şımarıklık yada ilgi görmek için yapmadığını onun sadece gerçekten ölmek istediği gerçeğini göz ardı ettiğimi gördüm, bu bana tanıdığım insanlar arasında sıkıntı yaşayanların bu sıkıntılardan dolayı üzülüp yaşadığı psikolojik durumları küçümsememem gerektiğinide öğretti, çünkü gerçekten bazen kendimizden kat kat daha güzel bir hayata sahip olan bir kişinin bile bizden daha mutsuz olduğunu görebiliyoruz, bu kişileri gördüğümde neden? nasıl? böyle mutsuz olabilir diye kendimle kıyaslama yapıp çok sinirlenirdim, ama kitabı okuduktan sonra oturup kendimin güzel bir hayata sahip olduğumu düşündüğümde o içimdeki huzursuz ve yok olmak isteme duygusunun yinede geçmediğini fark ettim, yani aslında nereye gidersek gidelim ne kadar kaçarsak kaçalım içimizdeki o olumsuz duygular daima bizimle gelecek, belkide bazen sürekli ileriye doğru çabalamaya çalışmak yerine olduğumuz yerde durup kendi içimizdekileri çözmeye çalışmalıyız, çünkü ne kadar ilerlersek ilerleyelim içimizdeki olumsuzluklar bizimle
Veronika Ölmek İstiyorPaulo Coelho · Can Yayınları · 2020102,3bin okunma