Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bir daha hiç hatırlamak istemediğim bir dönemi Orhan Pamuk'un kaleminden bir kurguyla okumak beni oldukça şaşırttı.
Kırmızı bir cizgiyle hayatları birbirinden ayıran, aileler ile çocukları anlaşmazlığa düşüren, bir çok mağduriyetlerin yaşandığı ve başörtüsü üzerinden toplumun ötekileştirildigi bir döneme tarafsız bir bakış açısıyla yaklaşması güzel ve samimi bir kitap çıkarmış ortaya.
Beni en çok etkileyen şey Orhan Pamuk'un kitap yayınlandıktan sonra " roman sanatının en temel ve en güçlü yanının, bizim gibi düşünmeyenlerin, bizim gibi yasamayanlarin alemini de dürüstçe anlamak, en azından anlamaya çalışmak olduğunu böylece yaşayarak hissettim" şeklindeki sözleriydi.
Bu düşünce aslında ikili insan ilişkilerinden tutunda toplumsal rollerde ki ilişkilerde ve her türlü diyaloglarda olması gereken bir ilke değil midir??
Biraz düşününce o dönemin bana karanlık gelmesinin asıl sebebinin; (yazarin kendi deyimiyle) "İslami kesimin zulme uğraması"ndan ziyade, insanların birbirlerini hep ötekileştirildigi ve hayatı yaşanmaz kilmasidir diye düşünüyorum. Hala günümüzde cebellestiğimiz bir konu olduğunu siz de hissediyor musunuz? Biz ne zaman muhatabımızı anlamaya çalışırsak o zaman insan olmanın gereğini tam olarak yerine getireceğiz gibi görünüyor.
Son olarak yine kendi ifadesiyle Pamuk ; " romancı; okurlarının bilmek, anlamak istemedigi, hatta tehlikeli bir düşman olarak gördüğü " öteki" nin insanlığını da ortaya koymalıdır" der.
Kitabın aynı zamanda bir aşk öyküsünü de ele alındığını söylemek isterim. Yine Orhan Pamuk, okuyucularının da bildiği gibi uzun uzun tasvirler, durum degerlendirmeleri yaparak kitabı zenginleştiriyor. Tavsiye ederim
KarOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202517,8bin okunma