Gerçekten konu olarak çok hoşuma gitti okurken merak ederek okudum diyebilirim.Ama yazım dili için aynı şeyi söyleyemeyeceğim.Belki çeviri yüzündendir bilmiyorum.
Konusuna gelecek olursak:
Ana karakterimiz olan Signa Farrow çok zengin bir ailenin tek çocuğu olarak dünyaya geliyor.Ama maalesef iyi bir hayat sürmüyor çünkü doğduğu için verilen partiye katılan herkes o gün zehirlenerek ölüyor ve ondan sonra lanetleniyor.Laneti de ölümün onunla iletişimde olması ve kendisinin ölmemesi ayrıca ailesi öldükten sonra gittiği tüm koruyucu aileler ölüyor.19 Yaşındayken kaldığı Magda Teyze ödükten sonra Hawthorne malikanesine gidiyor.Orda ise Lillian Hawthorne'nun ruhuyla karşılaşıyor.Ama Signa'nın önemsediği tek şey normal bir hayat sürmek olduğu için başlarda umusamıyor.Ama bu Lillian denen ruh onu rahat bırakmıyor ve aslında zehirlenmediğini öldürüldüğünü söylüyor.Ve kızının da zehirlendiğini söulüyor.Sonrasında Sigan katili bulmak ve Kuzeninin ölmemesi için bir dedektif edasıyla katili araştırmaya devam ediyor.
Temel olarak kitap bu konunun üzerinden ilerliyor ama benim okumaktan en keyif aldığım şey kesinlikle Sigan ile ölüm arasındaki konuşmalar ve onlar arasındaki iletişimdi.Daha önce ölümün bir karakter olarak kurgulandığı bir kiitabı okumadığım için bana çok ilginç geldi.Bence okunası bir kitaptı.