Kendimizin farkına vardığımız günden itibaren hepimiz, önemli,
sevilen ve sayılan insan olmak isteriz. Bu, vazgeçemediğimiz, içgüdüsel
bir tutkudur. Bu tutkuyu doyuramadığımız sürece mutsuz oluruz.
Hayatımız boş ve anlamsız olur. Yaşama bağlılığımız giderek azalır.
Uzun lafın kısası küseriz. Bütün sağlıklı insanlar bununla başaçıkma-
mn bir yolunu arar. Kimileri bu doyumu iş ve mesleki başarıda, kimileri
aşkta, kimileri sanatta ya da ailesinde, çocuklarında evinde, kimileri
bilimde ya da yardım kuruluşlannda bulur. Hepsinde amaç aynıdır.
îyi-önemli-başarılı-sevilen ve sayılan olmak. Din kitapları dahil, bütün
kitaplar bizi buna zorlar. Şizofreni hastası da insandır. Ve hepimizde
olduğu gibi onun içi de bu tutkuyla doludur ancak bunu başaramaz.
Bütün gayretine rağmen, zekası, yetenekleri, okullardaki yüksek
başarısına rağmen toplumun onu bir türlü içine almadığını, kabul
etmediğini görür. Bu yüzden başkalarını suçlar.