Bir müddet çocuk parkında oturdum. Kırık dökük salıncaklarda sallanan çocukların gülüşlerini dinleyip, kaydıraktan kayanların neşeli yüzlerini izledim. Şakalaşmalarını, masum dalaşmalarını, hesapsız konuşmalarını işitip ruhumu dinlendirdim.
Henüz ne dedikoduya bulaşmışlardı ne para derdine. Varsa yoksa oyundu. Her şey oyundu. Ama onlar da büyüyeceklerdi nihayetinde. Onlar da diğerlerinin yolundan gidecek, birer insan olacaklardı. Güçlü hatta kırılmaz çarkların döndürdüğü torna tezgâhı onları da diğerlerine benzetecekti, kaçış yoktu. O zamana kadar kaygısızca gülüp eğlendikleri, hesapsızca oynadıkları yanlarına kâr kalacaktı, o kadar.