Jack London’ın Kızıl Veba adlı eseri, 2013’te patlak veren ölümcül bir salgının ardından insanlığın medeniyetini kaybedişini ve 2070’lerde yaşanan ilkel hayatı anlatıyor. Kitap, sadece salgın hikâyesi değil, aynı zamanda bilginin nesiller arası aktarılmamasının ve uygarlığın kırılganlığının altını çiziyor. Yaşlı Profesör Smith’in hayatta kalan çocuklara geçmişi anlatmaya çalışması, insanın doğa karşısındaki savunmasızlığını etkileyici bir şekilde yansıtıyor. Hikâye, karamsar olsa da düşündürücü ve çarpıcı. London, teknolojik ilerlemenin medeniyetin sonsuza kadar garantisi olmadığını gösteriyor. Özellikle finali, medeniyetin kayboluşunu sessiz ama etkili bir şekilde hissettiriyor. Okurken insanlığın kırılganlığı üzerine düşündüren bir roman.