Wolverine

Wolverine
@zekisin
"Hayal ettiğim en değerli şey benim olmadıktan sonra varlıklı olmam neye yarar ki!" J. W. Goethe Evli
... Tanrı, kendisinin bile var olmadığı bir dünyayı yaratamaz.
Din-Felsefe
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Kişi, yanlış olanı yapmakta özgür olsa bile yalnızca doğru olanı yapması elbette mümkündür. Her zaman doğru olanı yapan özgür varlıkları içeren bir dünyanın olması, geniş ve mantıksal anlamda mümkündür. Bu fikirde kesinlikle bir çelişki veya tutarsızlık yoktur. Fakat Tanrı her şeye kadirdir ve onun gücünün mantıksal olmayan sınırlamaları yoktur. Dolayısıyla yanlış olanı yapmakta özgür olan ama aslında asla bunu yapmayan varlıkları içeren bir dünya olması mümkünse, o halde her şeye gücü yeten bir Tanrı'nın böyle bir dünyayı yaratabileceği sonucu çıkar. Öyleyse bu durumda Özgür İrade Savunması, Tanrı'nın her şeye kadir olduğu, ancak ahlâki kötülüğe izin vermeden ahlâki iyiliği içeren bir dünya yaratamadığı olasılığı üzerindeki ısrarında yanılmış olmalıdır.
Din-Felsefe
Tanrı'ya inanan bir kişi, kendi hayatında kötülüklerle karşı karşıya kaldığında veya birdenbire kötülüğün kapsamını ve büyüklüğünü eskisinden daha net bir şekilde hissetmeye başladığında, bir iman bunalımı yaşayabilir. Ona, Eyüp' ün 'arkadaşlarının' tavsiyelerine uymak cezbedici gelebilir ve 'Tanrı'ya lanet etmek ve ölmek' için ayartılabilir.
Din-Felsefe
Puan vermedi·184 syf.·
2022 24. kitabı
Oğullarının hükümranlığını bozguna uğratmalarından endişe edip, onları yiyen bir tanrı vardır Yunan mitolojisinde: Chronos. Tohumu atan ve sonra o ağacı kendi elleriyle kesen bu Chronos'un adı şunu ifade etmek için kullanılmaya başlanır: Zaman. Zaman, metafiziğe dayanan idealistler tarafından "aklımızın kabiliyetlerinin ötesinde" bir şey olarak görülürken, "gözle görülür" dünya anlayışına sahip olanlar tarafından ise diğer her şey gibi aklımızdan bağımsız olamayacağı düşünülen bir şeydir. Evet, tam anlamıyla bir "şey"dir o. Zamanın yönü, zaman yolculuğu, kuantum zamanı, fiziksel zaman, manevi zaman, ışık hızı vesaire gibi konular edebiyat ve sinemanın hakkında birçok farklı yorum getirmelerine sebep olan, bilimde, felsefede veya tasavvufta çok alaka gösterilen başlıklar olmuştur. Örneğin, İbnü'l Arabi zaman hakkında şöyle bir ifade kullanmış: "Zamanın bizim nazarımızdaki hali tıpkı ebediyetin Allah'ın nazarındaki hali gibidir, çünkü ebediyet selbi (gerçek bir tanımı olmayan) bir sıfattır, bundan ötürü zaman mümkün dünyaya ve aleme nispeten var olmayan hayali bir sıfat gibidir." Ve bu konuya şöyle bir ekleme de yapmış: "İstediğin şekilde söyleyebilirsin: Onun varoluşunun zamanı veya onun varoluşunun hali." Hal ve zamanı, eş anlamlı kullanmış. İşte, yazarımız Uspenski de 20 yaşından önce kafasına koyar "önemli", "derin" bilgiler öğrenmeyi ve hayatının geri kalanında bunu bir ilke haline getirir kendisi için. "Görünen ve görünmeyen her şey birdir. Tüm varoluş birdir." anlayışına sahip teozofi ile ilgilenmeye başlar Uspenski. Teozofi, Yunanca theos(Tanrı) ve sophos/sophia (bilgelik) sözcükleri birleştirilerek türetilmiş. Claude Bragnon'un "İşte, mevcut bilgiyi yeniden organize edecek bir kitap. Aristo'nun Organon'u altında özneye ait düşüncelerin geçtiği yasaları
Edebiyat
İvan Osokin’in Tuhaf HayatıP. D. Ouspensky · Olvido Kitap · 2021635 okunma