Var olmak için, gerçek hayatta olmayacak kötü bir mantığa ve yapay koşullara ihtiyacınız var; ve sizinki gibi bir toplumsal örgütlenmeyi gerçekleştirme yolundaki her türlü girişim, yalnızca iyi olan her şeyi yok etmekle kalmaz, genel bir sefaleti de beraberinde getirir.
Sonuçlarının ne olacağını bilemeyecek kadar genç olduğumuz günlerde, anlamadan ya da tasarlamadan, bütün hayatımızı ve geleceğimizi etkileyecek şeyler yapmamız ne kadar korkunç.
Hızlı, daha hızlı arabalar imal etmek ve satın almak için milyarlarca harcarken, bir yandan da hız limitini denetlemeye ve azaltmaya çalışıyoruz. Yeryüzünde yaşayabileceğimiz bir sürü yer olduğu halde o kadar sıkışıp kaldık ki, ne zaman yürüyüp ne zaman duracağımızı gösteren ışıklara muhtacız. New York'ta otopark sorunu yüzünden birbirini öldürenler bile var. Bu kolektif cinneti öylesine benimsemişiz ki, onun mantığı bir zeka ölçütü bile sayılıyor. Bu yüzden, dünyadaki en yaygın zeka testinde şu soruyla karşılaşıyoruz: "Neden kent içindeki arazi, kırsal araziden daha pahalıdır?" Bu çılgın kolektif düzenin rasyonalinazyonu, zekanın bir belirtisi sayılıyor artık.