Şeylerin güzelliği sade oldukları zaman ortaya çıkar. Taş dahi kendine özgü niteliğini en iyi duvarın büyük geniş boşluklarında gösterir; formun sadeliği maddeyi vurgular.
Şeylerin güzelliği sade oldukları zaman ortaya çıkar. Taş dahi kendine özgü niteliğini en iyi duvarın büyük geniş boşluklarında gösterir; formun sadeliği maddeyi vurgular.
Şeylerin güzelliği sade oldukları zaman ortaya çıkar. Taş dahi kendine özgü niteliğini en iyi duvarın büyük geniş boşluklarında gösterir; formun sadeliği maddeyi vurgular.
Oğullarının hükümranlığını bozguna uğratmalarından endişe edip, onları yiyen bir tanrı vardır Yunan mitolojisinde: Chronos. Tohumu atan ve sonra o ağacı kendi elleriyle kesen bu Chronos'un adı şunu ifade etmek için kullanılmaya başlanır: Zaman.
Zaman, metafiziğe dayanan idealistler tarafından "aklımızın kabiliyetlerinin ötesinde" bir şey olarak görülürken, "gözle görülür" dünya anlayışına sahip olanlar tarafından ise diğer her şey gibi aklımızdan bağımsız olamayacağı düşünülen bir şeydir. Evet, tam anlamıyla bir "şey"dir o.
Zamanın yönü, zaman yolculuğu, kuantum zamanı, fiziksel zaman, manevi zaman, ışık hızı vesaire gibi konular edebiyat ve sinemanın hakkında birçok farklı yorum getirmelerine sebep olan, bilimde, felsefede veya tasavvufta çok alaka gösterilen başlıklar olmuştur. Örneğin, İbnü'l Arabi zaman hakkında şöyle bir ifade kullanmış: "Zamanın bizim nazarımızdaki hali tıpkı ebediyetin Allah'ın nazarındaki hali gibidir, çünkü ebediyet selbi (gerçek bir tanımı olmayan) bir sıfattır, bundan ötürü zaman mümkün dünyaya ve aleme nispeten var olmayan hayali bir sıfat gibidir." Ve bu konuya şöyle bir ekleme de yapmış: "İstediğin şekilde söyleyebilirsin: Onun varoluşunun zamanı veya onun varoluşunun hali." Hal ve zamanı, eş anlamlı kullanmış.
İşte, yazarımız Uspenski de 20 yaşından önce kafasına koyar "önemli", "derin" bilgiler öğrenmeyi ve hayatının geri kalanında bunu bir ilke haline getirir kendisi için. "Görünen ve görünmeyen her şey birdir. Tüm varoluş birdir." anlayışına sahip teozofi ile ilgilenmeye başlar Uspenski. Teozofi, Yunanca theos(Tanrı) ve sophos/sophia (bilgelik) sözcükleri birleştirilerek türetilmiş. Claude Bragnon'un "İşte, mevcut bilgiyi yeniden organize edecek bir kitap. Aristo'nun Organon'u altında özneye ait düşüncelerin geçtiği yasaları
Oğullarının hükümranlığını bozguna uğratmalarından endişe edip, onları yiyen bir tanrı vardır Yunan mitolojisinde: Chronos. Tohumu atan ve sonra o ağacı kendi elleriyle kesen bu Chronos'un adı şunu ifade etmek için kullanılmaya başlanır: Zaman.
Zaman, metafiziğe dayanan idealistler tarafından "aklımızın kabiliyetlerinin ötesinde" bir şey olarak görülürken, "gözle görülür" dünya anlayışına sahip olanlar tarafından ise diğer her şey gibi aklımızdan bağımsız olamayacağı düşünülen bir şeydir. Evet, tam anlamıyla bir "şey"dir o.
Zamanın yönü, zaman yolculuğu, kuantum zamanı, fiziksel zaman, manevi zaman, ışık hızı vesaire gibi konular edebiyat ve sinemanın hakkında birçok farklı yorum getirmelerine sebep olan, bilimde, felsefede veya tasavvufta çok alaka gösterilen başlıklar olmuştur. Örneğin, İbnü'l Arabi zaman hakkında şöyle bir ifade kullanmış: "Zamanın bizim nazarımızdaki hali tıpkı ebediyetin Allah'ın nazarındaki hali gibidir, çünkü ebediyet selbi (gerçek bir tanımı olmayan) bir sıfattır, bundan ötürü zaman mümkün dünyaya ve aleme nispeten var olmayan hayali bir sıfat gibidir." Ve bu konuya şöyle bir ekleme de yapmış: "İstediğin şekilde söyleyebilirsin: Onun varoluşunun zamanı veya onun varoluşunun hali." Hal ve zamanı, eş anlamlı kullanmış.
İşte, yazarımız Uspenski de 20 yaşından önce kafasına koyar "önemli", "derin" bilgiler öğrenmeyi ve hayatının geri kalanında bunu bir ilke haline getirir kendisi için. "Görünen ve görünmeyen her şey birdir. Tüm varoluş birdir." anlayışına sahip teozofi ile ilgilenmeye başlar Uspenski. Teozofi, Yunanca theos(Tanrı) ve sophos/sophia (bilgelik) sözcükleri birleştirilerek türetilmiş. Claude Bragnon'un "İşte, mevcut bilgiyi yeniden organize edecek bir kitap. Aristo'nun Organon'u altında özneye ait düşüncelerin geçtiği yasaları