Sessizlik tüm sözlerin sınırlarını sorgulatır, anlamın dar sınırlar içerisine hapsolmuş ve dünyanın tükenmeyen karmaşası karşısında daima geç kalan bir içerik olduğunu hatırlatır. Anlam verme ve sürülmemiş tek bir toprak parçası dahi bırakmama konusundaki sabırsızlığına rağmen, sonunda insan daima sessizlikle karşı karşıya gelir.
İnsanın gelişimine ilişkin olarak, ilerleyen bir ahlâki gelişimin varlığı düşüncesi, ilksel zamanlardan beri mit olmayı sürdürmektedir. Bu, bizim ahlâki açıklarımızı örtbas etmemize, düzgün göstermemize yarar. Atalarımızın insani bakımdan ilkel oldukları iddiasının dayanağı yoktur. İnsan, doğumundan itibaren varoluşunu belirleyen bütün yetileri içinde taşır.