Öncelikle kitabın yazara teşekkür etmek istiyorum. İşitme engelli bireylerin yaşadığı toplumsal sorunlara bir nebze de olsa farklı bir bakış açısı getirdiğini düşünüyorum. Çok daha uzun ve detaylı olmasını dilerdim, yarım saat gibi bir sürede bitirdim zaten. Kitabın konusu insanı içine çekmeye yetiyor da artıyor. Kitabın dili hakkında konuşmak gerekirsek, konuşmalarda ağızlara önem verilmiş. Yani bir taşralının konuşma tarzıyla bir kentlinin konuşma tarzı bir değildir. İşte yazar bu farkı koyarak tam bir ''Türk'' öyküsü yazmıştır. Ayrıca konuşmalardan kişinin nasıl bir karakterine sahip olduğunu az yada çok anlıyorsunuzdur. Bu yönden kitabı sevdim. Gönül rahatlığı ile tavsiye ederim.
Herkes zaman zaman kendine açacak yeni, temiz bir sayfa ister. Ancak hayat öyle bir hak tanımaz. Daha önce yazdıklarını silmek gerekir. O zaman da ya iz kalır, ya da sayfa yıpranır.