İçimdeki umutlarla adım almaya başlıyorum. Bir tek onlar yolda bırakmayacaklar biliyorum. Yolun sonunda bir mavilik görüyorum; kalbimi huzura boğan, içimi ısıtan, yüzüme gülümseme veren. Bana gerçeklikten bahseden Mavi'yi dinliyorum...(Gece)
Nasılsın? Beni mahveden en büyük sorulardan biri. Nasılım? Nasıl olmalıyım? Nasıl olduğumu söylemeli miyim yoksa sadece karşıdakinin duymak istediğini mi? Sonra iyiyim dedim. Gerçekten iyi miyim? Ya da olmalı mıyım? Ne yapsam olmuyormuş, boşa çabalıyormuşum gibime geliyor. Her şeyi yapabilirim. Ama yapmaya gücüm yok. Neden böyleyim? Neden böyle hissetmek zorundayım? Bazen sadece çekip gitmek istiyorum. Her şeyi geride bırakıp kimseyi yanıma almadan... Ama ilk önce anılarımdan kurtulmalıyım. Çünkü insan ne yaparsa yapsın anıları da onunla beraber geliyor. Geride bıraktığını söyleyerek sadece kendini kandırıyor. Sildiğini düşünüyor. Ama anının yaşandığı yere gelince her şey başa sarıyor. Özlem duyuyor geçmişe, geri dönemediklerine... geriye sadece hayal kırıklıkları kalıyor. Dönüp bakmak istemiyor. Gerçeği görmemek için o yeri suçluyor. Sahi ne yapmalı insan? Nasıl olmalı? İstenilen cevaba göre mi yoksa gerçekten hissettiğine göre mi hareket etmeli? Ama şunu çok iyi biliyorum. Her ne olursa olsun, nasıl hissederse hissetsin tek söylediği şey 'İYİYİM' olacak. (Gece)