Yorgunluk, benim için tarifi olmayan hatta olamayan bir duygu. Kimileri için yoğun çalışmanın bir getirisi kimileri için yaşadığı hayatın üzerinde bıraktığı büyük bir ağırlık. Sanırım benimki ikincisi. Bazen düşünüyorum acaba kendi kafamda mı büyütüyorum? Ama öyle değil bundan eminim. Bir insan olmayan bir şeyi neden büyütsün? Neden onu kendine ağırlık edip yanında taşısın? Tarifi yok yorgunluğumun. Ben geçti diye düşünürken en ufak şeyde yine karşıma çıkıyor. Nasıl atlatırım bu duyguyu? Çünkü artık uyumak yetmiyor. Hatta uyutmuyor...(Gece)
Hayatın içinde insanı aldatacak çok sahtelik var, asıl gerçek kalbimizde bir yerlerde. Korunarak kalmış, hiç bozulmamış, insanın ilk yaratıldığı günlerdeki kadar saf, tertemiz. Kusurlarımızı örterek birbirimize bakalım. Böyle demek istiyordu.