Dünya ve içindeki her şeyi elinin tersiyle iten Mekke'nin soylu ve zengin delikanlısı şehit olduğunda onu örtecek kefen bulunamamıştı.
Bugün on elbisesi olduğu halde on birinci için mücadele eden günümüz insanına ne çok şey söyler Mus'ab bin Umeyr.
Mus'ab kabre indirileceği zaman hayatının son dersini , bugünün dünyaya dalmış müslümanlarına yine hal diliyle veriyordu. Musab Bin Umeyr defnedileceği zaman ashab Peygamberimizin yanına gelerek "Ya Resulallah başını örtsek ayakları açıkta kalıyor, ayaklarını örtsek başı açıkta kalıyor; ne yapalım ?" dediklerinde Allah resulü gözyaşlarına hakim olamayacak ve kardeşinizin elbisesini başına doğru çekinn, yüzünü örtün yüzünü ayaklarına da izhir otlarından toplayın serin, buyuracaktı.
Dünyadan bedeninin yarısını elbisesiyle, diğer yarısını çölden toplanan kuru otlarla örttükleri ,dünyaya ancak bu kadar değer vermiş, bundan öte dünyayı şımartmamış Mus'ab gibi bir yiğit göçmüştü Rabbinin huzuruna .