dünyaya şahit olmanın yolu ise maceranın kendisinden başka bir şey değildi. Yaşanılanlar, görülenler ve öğrenilenler ne kadar acı olursa olsun, macera insanoğlu için büyük bir nimetti. Çünkü dünyadaki en büyük mutluluk, bu Dünyaʼnın şahidi olmaktı.
İnsanların Dünya karşısındaki kayıtsızlığını da işte tam bu anda kendi zihninde yakaladı ve babasının sözlerine bir anlam vermeyi başardı: Bu dünyada insanların korktuğu tek şey öğrenmekti. Acıyı, susuzluğu, açlığı ve üzüntüyü öğrenmek onların uykularını kaçırıyor, bu yüzden daha rahat döşeklere, daha leziz yemeklere ve daha neşeli dostlara sığınıyorlardı. Dünyaya olan kayıtsızlıkları bazan o kerteye varıyordu ki, kendilerine altın ve gümüşten zevk ve safadan, lezzet ve şehvetten bir âlem kurup, keder ve izdırap fikirlerinin kafalarına girmesine izin vermiyorlardı.
Kötü gün dostu derler ya; iyi günde dost kalmak daha önemlidir. Çünkü karşınızdaki insanın acısını paylaşmanın sadistçe bir hazzı ve narsistçe bir "çok şükür" hali vardır. Karşınızdaki insanın mutlu anı size bunları yaşatmayacağı gibi, üstüne bir
"kıskançlık" da getirebilir. Bu nedenle iyi günde sizi kıskanmadan mutluğunuza ortak olanları bırakmayın.