İnsana Allah tarafından verilmiş en büyük nimettir merhamet sadece bir kısım varlığa değil tüm canlılara şevkat ile acıtmadan, acıyarak bakmaktır. Allah'ın yarattığı bir varlığı en bilinen haliyle anne gibi şefkat göstererek, onun gibi ihsanla muamele ederek sevmektir.
Merhametin kalpte ki en değerli hazine olduğunu bilen ve bu duygusu gelişmiş bir kişi etrafında gördüğü her varlığa şefkatle yaklaşır. Keza merhamet etmek insan fıtratında olan hatta olması gereken bir izlenim, bir hoşgörüdür. Evine götürecek bir lokması olmayan, kışın sıcak bir yer bulamadığı için ölen binlerce varlığa,...vb. durumlarda şefkat göstermek hâlâ insanlığın ölmediğine işarettir. Merhamet kavramı sadece bir veya bir kaç anlamdan ibaret değildir. Tek gibi görünen ama içinde derin ve çokça anlam barındıran bir kelimedir. Günümüzde yok denecek kadar hatta yavaş yavaş yitirdiğimiz o güzel kavramlar şimdi hayatımızdan tek tek çıkıp gidiyor.
Peki nedir bunun sebebi ?
En basit örneği verecek olursak hayattan şöyle izâh ederim ki;
Geçmişte sofraya bir emaye tabak gelir içine yemek koyulur herkes o tabaktan yerdi, şimdi ise tabaklar ayrıldı paylaşmak azaldı, paylaşmak olmayınca merhamette yok oldu. herkes kendi lokmasının, derdinin peşine düştü. etrafımızda acaba bir lokma ekmeye muhtaç olan biri varmı diye bakmak aklımızın ucuna dâhi gelmedi. Sadece kendi problemlerimize odaklanırsak eğer gerçekten bir çıkış yolu bulmamız gayrimümkündür.
"Komşusu açken, tok yatan bizden değildir." diye buyuran Peygamberimiz Hz Muhammed (sav)'i yanlış mı anladık acaba?
En çok mala, mülke ben sahip olacağım derken kendi hırs ve heveslerimiz kalp gözümüzü kararttı adeta. İnsanlık nereye gidiyor, nereye gitmekte? diye sormak gerek bazen. Sâhi hiç sorduk mu kendimize; İnsanlık nereye gidiyor içimizdeki merhamet ateşi