Zeliha Acar

Zeliha Acar
@zell_acrr
“O, beni yaratan ve bana doğru yolu gösterendir.” (Şuarâ, 78)
Üniversite öğrencisi
Lisans / İlahiyat
Bursa
Bursa, 7 Temmuz 2004
10 okur puanı
Nisan 2022 tarihinde katıldı
Puan vermedi·238 syf.··
2022 8. kitabı
Bir ömür boşa akıp gidiyor. Kıymetini bilmeden sessiz ve sedasızca... Hangimiz farkında boşa akıp giden zamanın? Kendini sadece çalışmaya adamış kişiler mi yoksa hayatın akışına kendini kaptırmış kişiler mi ? Ben söyleyeyim aslında ikiside değil! Bize yararlı şeyler katmıyorsa bu amansız koşuşturmalarımızın ne önemi var ki, geçici bir kazanç ve sadece yorgunluktan ibaret... Farkında mıyız her gün biraz daha yaklaşıyoruz ölüm denen sona. Hangimiz hazırlık yapıyor ya da hangimiz dünyada faydalı şeyler bırakabilmiş, en önemlisi de kim zamanını boşa geçirmeden güzel bir hayat sürmüş ? Sahi durup düşünmeye dahi vaktimiz yok öyle değil mi? Aslında vakit var ama bunu kullanabilecek bir benlik yok. Kendimizi dahi tanımaya vakit bulamıyoruz sebebi ise bizi binbir türlü yalan diyarlara akıp götüren gereksiz uğraşlar... Çağımıza teknoloji çağı denildi, biz o çağa esir düştük. Çalışmanın, gayretin, zamanı boşa geçirmemenin ne kadar önemli olduğunu bildiğimiz halde hâlâ olanların farkında değiliz. Teknolojiye adeta esir olmuşuz. Ne yönde ihya ettiğimizi biz bile bilmiyoruz. Televizyonu açıp gündem dizisi mi takip ediyoruz, yoksa fanatiği olduğumuz takımın haklı haksız savunuculuğunu mu, yoksa bir siyasi ideolojiyi körü körüne mi destekliyoruz? Her gün 24 saatimiz eksiksiz veriliyor lakin biz hergün bu vaktimizi nasıl bu kadar israf edebiliyoruz hayret verici doğrusu. İslam dinine göre zamanı boşa geçen kişi ziyandadır. Hz Muhammed (sav) bir hadisinde; “İki şey vardır ki, insanların çoğu onun değerini bilmezler: Sıhhat ve boş vakit.” (Buhari, Rikak 1; Tirmizi, Zühd 1; İbn Mace, Zühd 15) buyurmuştur. Hayata atılan bir kimsenin başarılı olabilmesi için "zaman" anlayışının büyük önemi vardır. Atasoy Müftüoğlu kitapta; "Vaktinizi veriyorsanız daha güzel vakitler kazanacaksınız..."
Zaman
Vakti KuşanmakAtasoy Müftüoğlu · Mahya Yayıncılık · 2018117 okunma
Reklam
Puan vermedi·96 syf.··
2022 7. kitabı
Geçmişten bugüne toplumun arayış içinde olduğu, başlangıcı ve sonu olmayan uçsuz bucaksız bir yoldur özgürlük. Bazılarımız için elde etmesi bir o kadar zor olan, hatta uğrunda canından veya malından olunabilen; kimisi içinse, başkalarını tehdit ederek kolayca sahip olduğu kendi heves ve çıkarları için başkalarının özgürlüklerini hiçe saydığı bir kavramdır özgürlük . Uzun zamandan beri çaresini bulamadığımız beyazın siyaha olan üstünlüğü düşüncesi özgürlük kavramını hiçe sayan başka nedenlerden biridir. Aradan bunca zaman geçmesine rağmen ırkçılık bizi bıraktı da biz onu bırakamadık. Daha çok özgür olalım, diye çabalarken aslında daha da mahkûm olduk esarete. 21.yüzyıla bilgi çağı denildi de lakin her insanın eşit özelliklere sahip olduğu fikri akıl sınırları ötesine geçmeyi bırakın, aklımızın ucuna dahi gelmedi ya da bunu biz istemedik. Bu dünyanın zevk ve sefası güzel geldi bizlere... Ne olurdu her insana eşit davranılsaydı ? Ben, bencillik yapmak yerine birbirimize kenetlenip daha güzel dünya elde etmek var iken niçin bu savaş hali ? Allah ayetinde; "Dünya hayatı bir oyun ve eğlenceden başka bir şey değildir. Müttaki olanlar için şüphesiz ki âhiret yurdu daha hayırlıdır. Hâlâ akıl erdiremiyor musunuz?"(En'am süresi 32.ayet meali) buyuruyor. Hâlâ akıl erdiremiyor muyuz dünyanın geçici olduğuna, asıl ebedi yurdun ahiret yurdu olduğuna? Her gün birileri dünyaya veda ederken biz nasıl bu kadar rahat olabiliyoruz ? Doğruyu söylemek gerekirse benim düşüncem; İslam'ı kavramaya taahhüdü olmayan kardeşlerimize, Rabbimizi ve onun emirlerini tanıtmadığımız için dünyaya olan bağlılığımız ve bencilliğimiz. Oysa insanlar İslam dinini benimsemiş olsaydılar hiçbir sorun, ayrımcılık olmayacaktı. Çünkü dinimizde ırkçılığı savunacak hiçbir düşünce ve algı problemi yoktur. İslam
Irkçılık
Malcolm XFerhat Özbadem · Sude Yayınları · 20191,546 okunma
Puan vermedi·300 syf.··
2022 6. kitabı
İnsana Allah tarafından verilmiş en büyük nimettir merhamet sadece bir kısım varlığa değil tüm canlılara şevkat ile acıtmadan, acıyarak bakmaktır. Allah'ın yarattığı bir varlığı en bilinen haliyle anne gibi şefkat göstererek, onun gibi ihsanla muamele ederek sevmektir. Merhametin kalpte ki en değerli hazine olduğunu bilen ve bu duygusu gelişmiş bir kişi etrafında gördüğü her varlığa şefkatle yaklaşır. Keza merhamet etmek insan fıtratında olan hatta olması gereken bir izlenim, bir hoşgörüdür. Evine götürecek bir lokması olmayan, kışın sıcak bir yer bulamadığı için ölen binlerce varlığa,...vb. durumlarda şefkat göstermek hâlâ insanlığın ölmediğine işarettir. Merhamet kavramı sadece bir veya bir kaç anlamdan ibaret değildir. Tek gibi görünen ama içinde derin ve çokça anlam barındıran bir kelimedir. Günümüzde yok denecek kadar hatta yavaş yavaş yitirdiğimiz o güzel kavramlar şimdi hayatımızdan tek tek çıkıp gidiyor. Peki nedir bunun sebebi ? En basit örneği verecek olursak hayattan şöyle izâh ederim ki; Geçmişte sofraya bir emaye tabak gelir içine yemek koyulur herkes o tabaktan yerdi, şimdi ise tabaklar ayrıldı paylaşmak azaldı, paylaşmak olmayınca merhamette yok oldu. herkes kendi lokmasının, derdinin peşine düştü. etrafımızda acaba bir lokma ekmeye muhtaç olan biri varmı diye bakmak aklımızın ucuna dâhi gelmedi. Sadece kendi problemlerimize odaklanırsak eğer gerçekten bir çıkış yolu bulmamız gayrimümkündür. "Komşusu açken, tok yatan bizden değildir." diye buyuran Peygamberimiz Hz Muhammed (sav)'i yanlış mı anladık acaba? En çok mala, mülke ben sahip olacağım derken kendi hırs ve heveslerimiz kalp gözümüzü kararttı adeta. İnsanlık nereye gidiyor, nereye gitmekte? diye sormak gerek bazen. Sâhi hiç sorduk mu kendimize; İnsanlık nereye gidiyor içimizdeki merhamet ateşi
Merhamet!
MerhametM. Kemal Sayar · Kapı Yayınları · 20182,110 okunma
Puan vermedi·208 syf.··
Beğendi
·
2022 5. kitabı
Tarih boyunca her toplum kendi zamanı ve şartlarına göre bir hayat sürmüştür. Bu süreçte toplumlar maddi ve manevi alanlarda yaşadıkları ortamı şekillendirmeye çalışmıştır. Bir nevi her toplum yaşadıkları ortama kendi ihtiyacını lanse etmiştir. Böylece insanlar buldukları, gördükleri, inandıkları çerçevede yaşamlarını sürdürmeye devam etmişler ve toplumsal hayatı oluşturmuşlardır. Sanatta aslında böyledir; davranışlarımızı, karakterimizi, hislerimizi rafine eder. Kendimizi tanımamızı ve bunu nesneye yansıtmamızı sağlar. Bir Ressam nasıl ki içinde ki duygularını, düşüncelerini, karamsarlıklarını resme dökebiliyorsa, toplumda iç dünyasını, dış dünyaya manipüle eder. İnsanoğlu, yaşadığı şehre göre şekillenmez aksine yaşadığı şehir hatta canlılar dâhi insanoğlunun iç dünyasına göre şekillenir. Bu durum ne kötüdür ki insanoğlu sadece kendi huzuru için dünyayı esir alır. Kitaptaki şu örnek dikkatimi çekmişti; "Avlanan bir aslan veya kaplan etin karnı doyduğu kadarını yer ve çekilir. Geri kalan ettende diğer hayvanlar yararlanır. İnsanoğlu öyle değildir, yediği kadarını yer geri kalanını dolaba kaldırır daha sonra yer." diyordu. Demek ki gelecek konusunda kaygılı birisi dünyevileşiyor. Zira Rabbimizin rızka kefil olduğunu ve ölümden sonrasını gönülden tasdik ediyor olsaydık, Etrafımızda ki canlıları düşünmeden sadece kendi çıkarlarımız uğruna geleceğe yatırım yapmazdık. Bu durumda insanoğlunun menfaat üzere yaşadığını anlayabiliriz. Şehre baktığımızda da bu durum kolaylıkla göz önüne gelebilir. Zira kendimiz için yaşam alanı oluştururken diğer canlıların yaşamını sonlandırıyoruz. Son zamanlarda çıkan orman yangınlarında, yeşil alanları hayata döndürmek yerine koca koca gökdelenler, binalar inşa ederek çoğu canlının yaşam alanlarını yok ediyoruz. Sadece bununla da kalmadık!
İnsan ve Toplum
İçimde Avm Var!Sadettin Ökten · Tuti Kitap · 2015547 okunma
Puan vermedi·184 syf.··
2022 4. kitabı
İslam nedir ? sorusuna cevap olarak İman etmek ve iyi amel işlemektir. der Aliya İzzetbegoviç. İyi bir müslüman olmak, ibadetlerden önce gelir. Toplumumuzda maalesef yanlış ve yaygın olan bir anlayış hakimdir. Bir çok Müslüman, çevresine İslamın bize "iyi insan" olma ilkesinden önce ibadetleri dayatarak anlatması Kur'an'ı Kerim'in asıl vermek istediği mesajı geri plana atmaktadır. Kur'an'ın bize emrettiği pasif iyi olmak değil, aktif iyi olmaktır. Benim hiç bir zararım yok diyenle hep zararı olan insan aynıdır. Zira Pasif iyi aktif kötünün teşvikçisidir. Bu da şu demektir; pasif iyinin varlığı iyiliği çoğaltacağı yerde, dolaylı yoldan kötülüğü çoğaltmaktadır. Bunu önlemenin en iyi yolu pasif iyiyi aktif iyi haline getirmektir. Yani aktif iyi olan kimsenin İslam adına mücadele etmesi gerekir. Aliya İzzetbegoviç kitapta bir Fransız islamologun; İslamın 5 değil 6 şartı olduğunu iddia eder; ona göre İslam'ın 6. Şartı mücadeledir. Kuşkusuz Aliya İzzetbegoviç'in de dediği gibi müslümanlar İslam davetinde kadere boyun eğmek yerine dünyanın fethedilme ve değiştirme talebinin sesini duyduklarını açıkça ortaya koymuşlardır. Mücadele etmek yokluktan varlığa çıkmak demektir. Kâinatta Allah'ın iradesine kendini teslim etmeyen hiçbir varlık yoktur. Görünen varlıklar arasında iradesi kendisine teslim edilen yalnızca insandır. İnsanda iradesiyle teslim olduğu zaman adı müslüman olur. Aliya İzzetbegoviç'in kitapta ele aldığı müslümanların geri kalması sebebinin başlıca sorunu oluşturan en temel ilke Kur'an'ı anlamadığımızdan kaynaklanır. Kur'an adına mücadele ettiğimizi düşünüyoruz lakin yanılıyoruz. Eğer mevzu bahis olan peygamberin kendisi olsaydı, İslami mücadele olgusunu bağımsız bir mesele olarak tartışabilir ve değerlendirebilirdik. Fakat bugün peygamber yok ve bu değerler adına
Din
İslami Yeniden Doğuşun SorunlarıAliya İzzetbegoviç · Fide Yayınları · 20171,568 okunma
Reklam