Ger ji Adem be heta dinya hebe Her serê însanek sêsed dev hebe Her di devkî de hebe sêsed ziman Wesfê ‘husna te bibêjin her zeman

Efnan

@Papatyam4721
·
Bazı melâikeler bulunur, kırk başı veya kırk bin başı var. Her başta kırk bin ağzı var, her bir ağızda kırk bin dil ile kırk bin tesbihat yapar." Şu hakikat-i hadîsiyenin bir manası var, bir de sureti var.
Alıntı
Rivâyetde gelmişdir ki, hazret-i Resûlullah "sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem" hazret-i Fâtımayı hazret-i Alîye "radıyallahü teâlâ anh" verdiği zemân onsekiz akçe verdi. Bir gelinlik ve bir de kaftan aldı. Hazret-i Fâtımaya giydirdiği zemân, Fahr-i âlem "sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem" ağladı. Hazret-i Fâtıma dedi ki, se'âdetim ve izzetim babam, niçin ağlarsın. Buyurdular ki, (ciğer gûşem, gözümün nûru kızım, onun için ağlarım ki, kıyâmet gününde, Allahü teâlânın huzûrunda bu onsekiz akçe ile bu kaftanın hesâbını nasıl vereceksin.) Bunların hâli böyle olunca, gör zemâne adamları kızlarının dertlerine düşüp, nice bin, belki nice yük akçe çeyize sarf edenlerin âhıretde hâlleri nasıl olur. Hâlimiz kederlidir. Allahü Sübhânehü ve teâlâ hazretleri inâyet ve hidâyet ile, Habîbi ve Ehl-i beyti hurmetine, keremi, fadlı ve ihsânı ile afv ve mağfiret buyursun.
Sayfa 282·Kitabı okuyor
Üçüncü Menâkıb: Yine (Mesâbîh-i şerîf) kitâbında hasen olarak bildirilen hadîs-i şerîfde, Abdüllah ibni Ömer “radıyallahü teâlâ anhümâ” hazretlerinden rivâyet olunmuşdur. İbni Ömer dedi ki, biz bu üç serveri, Ebû Bekr, Ömer ve Osmânı “radıyallahü anhüm”, Resûlullah “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” zemân-ı şerîflerinde andığımızda terdiye ederdik. Ya’nî “radıyallahü anh” der idik.
Sayfa 254·Kitabı okuyor
Rivâyet olundu ki,
hazret-i Ömerin “radıyallahü anh” zemân-ı şerîflerinde, sekizbin câmi’i şerîfde cum’a kılmak müyesser olmuşdur.
Sayfa 116 - Hakikât Kitabevi·Kitabı okuyor
Jixwe her tehliye di pêlên zeman de cudabûnek e…