Bir müslimânı kabâhatli sanarak, dedikodu yapmak, söğmek, pek
şenî’, çok çirkindir. Vehm ile, zan ile, bir müslimâna sapık demek, kâfir demek, inâdcılık, kincilik olur. Bu iftirâları yerinde olmadığı zemân, söyliyenler sapık ve kâfir olur. Böyle olduğunu hadîs-i şerîf bildirmekdedir.
Sayfa 517 - Hakîkat Kitâbevi·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
İmâm Zeyne’l-Âbidîn Hutbeden yezid (lanetullahi aleyh) sesleniyor
"Eşhedü en lâ-ilâhe" çün didi Sonra "illallah" ile hatm eyledi 'Alî ibn-i Hüseyn dir ki "sadak" Kim şehadet doğrılara gele Hak "Eşhedü enne Muhammed çün didi Seyyid anda katı feryâd eyledi Aldı başından 'imâmesin revân Atdı müezzin önine ol zemân Yâ müezzin dir Muhammed hürmeti Sabır kıl bir dem okuma kâmeti Döndi eydür ey Yezîd-i nâ-safâ İşbu dem adın okursın Mustafâ Ol benim dedem midür yâhud senün Doğrısını söyle var ise canun Ger benim dedem-durur ol diyesin Halk arasında yalan söyleyesin Ger Hüseyn'ün dedesidür diyesin Niçün anı zulm-ile öldüresin Ümmetem diyü şehadet idesin Hem adına sen salavât viresin
Sayfa 458
Din
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Resûlullah “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” buyurdular ki:
Zâlimde de üç alâmet olur: Kendinden aşağı olana kahr eder [baskı yapar]. Kâdir olduğu [gücü yetdiği zemân] halkın malını zor ile alır. Nereden yiyip, giyindiğini hiç incelemez.
Sayfa 335 - Hakikât Kitabevi·Kitabı okuyor
Kitap Alıntısı
Resûlullah “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” buyurdular ki:
Mü’minin üç alâmeti olur. Nemâz kılmak, oruc tutmak ve sadaka vermek. Münâfıkın da üç alâmeti olur. Başkalarının yanında nemâzın rükû’unu ve sücûdunu [secdesini] tam yapar. Tenhâda hiçbir rüknü yerine getirmez. Medh etdikleri zemân seve seve yapar. Allahü teâlâ hazretlerini açıkda çok zikr eder. Yalnız kalınca Allahü teâlâ ve tekaddes hazretlerini unutur.
Sayfa 335 - Hakikât Kitabevi·Kitabı okuyor
Kitap Alıntısı
Resûlullah “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” buyurdular ki:
(Yâ Alî! Gelini kendi evine götürdüğün zemân, çorabını ayağından çıkar. Ayağını yıka. O suyu evin bütün köşelerine saç. Böyle yapınca, Allahü tebâreke ve teâlâ hazretleri senin evinden yetmiş dürlü fakîrliği dışarı çıkarır. Yetmiş dürlü bereketi evine dâhil eder. Yetmiş rahmeti sana nâzil kılar. O gelin ile ve onun bereketi evin köşelerine erişir. O gelin, delilikden ve diğer hastalıklardan emîn olur.
Sayfa 333 - Hakikât Kitabevi·Kitabı okuyor
Kitap Alıntısı
Hocam "kuddise sirruh" buyurdular ki,
"Bir mü'minin, bir mü'mini gördüğü zemân yapacağı en güzel düâ, "Esselâmü aleyküm ve rahmetullah" demesidir. Ya'nî, Allahü teâlâ sana dünyâda ve âhiretde selâmet versin demekdir."
Sayfa 17 - İhlâs Vakfı Yayınları·Kitabı okuyor
Kitap Alıntısı