zenedebi

zenedebi
@zenedebi
Ne siyah ne beyaz;gri
Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni
Yuksek lisans
19 okur puanı
Nisan 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Zamanı derin bir acıyla hissediyorum. Bir şeyleri bırakıp gitmek beni inanılmaz sarsıyor. Birkaç ay yaşadığım zavallı mobleli oda ya da altı gün kaldığım taşra otelindeki masa, hatta bir garda, iki saat oturup tren beklediğim hüzünlü bekleme salonu – tamam, ama hayatın güzel şeylerini terk ettiğimde ve sinirlerimin olanca duyarlılığıyla onları bir daha asla göremeyeceğimi, onlara kavuşamayacağımı, kavuşsak da şu belirli, eşsiz andaki gibi olmayacaklarını düşününce – metafizik bir ıstırap veriyorlar bana. Ruhumda bir uçurum açılıyor, Tanrı’nın zamanının soğuk nefesi solgun yanağımı okşuyor. Zaman! Geçmiş! Ansızın herhangi bir şey – bir şarkı, tesadüfen burnuma gelen bir koku ruhumda anıların tıpasını çekiveriyor… Bir vakitler olduğum, bir daha asla olmayacağım her şey! Benim olmuş, gelecekte asla olmayacak şeyler! Ve ölüler! Çocukluğumda beni onca sevmiş olan o ölüler! Adlarını andıkça ruhum buz kesiyor; insan yüreklerinden sürüldüğümü, kendi gecemde yapayalnız kaldığımı, kapalı kapılarının dilsizliğinin karşısında, dilenci gibi ağladığımı hissediyorum.
Sayfa 258 - Can
Alıntı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
“Şu anda dünya aptallara, huzursuzlara, yüreksizlere ait. Yaşama ve başarma hakkına sahip olmak için, bir akıl hastanesine kapatılmak için gereken şartları yerine getirmek zorundasınız: düşünememe, ahlaka aykırı davranma ve aşırı coşku.”
Sayfa 236 - Can
Alıntı
Son olarak tartışma özgürlüğü kavramıyla, bütün metafizik sorunların yanı sıra, metafizikle bağlantıları oranında dinle ilgili sorunlar da tartışmaya açıldı. “Pozitivizm” denen o ne olduğu belirsiz şeyin içinde yüzen bu kuşaklar genel olarak ahlakı eleştirmeye, hayatın kurallarını didiklemeye koyuldular ve böylesi bir öğretî şokundan geriye, el attıkları hiçbir meseleyi çözememiş olmalarının gerçeği ve bunun verdiği acı kaldı.¹ Toplum, kültürünün temellerindeki süreçleri, düzeni tamamen yitirmesinin cezasını siyasî ve politik alanda da gördü; sonuç olarak biz de, toplumsal yeniliklere tutkun, büyük bir hevesle ne olduğunu bilmediği bir özgürlüğü ve tarif etmeyi bile beceremediği, “ilerleme” denen bir şeyi fethetmeye koşan bir dünyada doğmuş olduk.
Sayfa 253 - Can
Alıntı

zenedebi

, bir kitap okudu
Puan vermedi·112 syf.·
2026 97. kitabı
Étienne de la Boétie
8.7/10 · 1.343 okunma